Merhaba sevgili okuyucularım…
Malatya’dan kültür ve sanat etkinliklerini takip etmeye çalışan biri olarakkısa gördüğüm hayatta; kısacık mutlulukları sanat ve sanatçıların olduğu yerlerde bulmuşumdur. Tiyatronun hep içinde olan biri olarak, Malatya’ya gelen hemen hemen her tiyatroyu işim gereği izlemişimdir. Oyuncuların başarıları, Malatyalı izleyicilerin tiyatroya bakış açılarındaki değişim, tiyatronun insanlar üzerindeki bıraktığı o insancıl etki beni her zaman büyülemiştir.
Şunu açıkça söyleyebilirim ki tiyatronun benim üzerimdeki etkisi bir ayna olmuştur.
Tiyatro izlerken sahnede bazen kendimi ve bazen diğer çevremi görürüm. Yaşam denen olaylar silsilesinin içinde hepimiz birer aktörüz ve inanın kimi zaman kötü tarafta olduğumuzu bile bilmiyoruz. İşte tiyatro bizim yaşamda durduğumuz yeri gösteren bir ayna orda kendimizi izleriz ve izlerken amacımız ile konumumuz arasındaki o ruhsal sapmayı görebiliriz.
Malatya Doğu Anadolu’nun kaplan yürekli insanları, sanat camiasına yetiştirdiği ustalarla kendini kanıtlamış ve büyük sanatçılar çıkartarak daha büyük şehir olmadan büyük bir birikim ve kültüre sahip olduğunu ispatlamış güzel şehrimizdir. Tüm yurtta; bir Kemal Sunal bir İlyas Salman yetiştirmek ne kadar zor değil mi?
Türkiye’yi güldüren, düşündüren tiyatroyu, sinemayı sevdiren bu sanatçıların Malatyalı olması bizler için ayrı bir gurur ve daha adını zikretmediğimiz birçok sanat değerimiz bence Malatya’yı diğer şehirlerden ayrı bir statüye taşıyor. Sırf bu nedenden dolayı olsa bile o statüyü edindiğimiz için sanata desteğimiz olmalı.
Birçok Malatyalı; 2008’ den beri her cuma ve cumartesi ülkenin değişik şehirlerindeki devlet tiyatroları oyunlarının geldiğinden ve çok uygun fiyatlara kâr güdümü olmadan sanat ve halk için olan bu tiyatrolardan haberdar değil.
Bu benim BUSABAH okurlarıyla buluştuğum ilk yazı. Tiyatroya olan sevgim tarifsizdir, tiyatronun hoş nidasını sizlere duyurmak için her fırsatı deniyorum. Umarım ilk yazımı beğenirsiniz sizleri salonlara ve oyunlara bekliyoruz...