Deprem öncesi ve deprem sonrası bazı kalemşorlar sadece kriz olsun konuşalım ve eleştirelim gerisi bizi fazlada ilgilendirmiyor edasındalar.
Asrın depremini bire bir yaşayan ve enkaz altında kalan birisi olarak sanki hiçbir şey yapılmamış ve yapılmıyor gibi insanların moralini bozarak sadece reyting uğruna yazılması ve konuşulması Malatya halkına bir şey kazandırmaz.
Seçilen ve atananların beceriksiz olması yüzünden iki yıllık deprem döneminde üç vali ve en az o kadar müdür değişimi olmuş.
Yeni seçilen Belediye başkanlarının hepsinin gözünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığında gelecek yaklaşımlarda. Yukardan ne gelirse onlar ona göre konuşuyorlar.
Öncelikle Belediyelerin yol ve kaldırım yapması ve şehrin temizliği ile ilgilenmeleri dışında yapacakları bir şeyin olduğuna inanmıyorum. Malatya Çevre Şehircilik ve Afad müdürünün şu an yetkisi Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarından fazla. Ödenek onlara geliyor.nYardımlar onların vasıtası ile dağıtılıyor. Bu konulara Belediyeler yetki olarak da bir şey yapamazlar.
Şahsen benim gözümde öncelik olarak şehrin ticareti ile alakalı şehir merkezinin yapılması en doğru karar. Belki bazıları bu planlamayı beğenmeyecekler ancak yapılmadan fazlada eleştiri yapmanın hiç kimseye yararı yok. Yüzde yetmişi bitmiş yerlerin yıkılıp tekrardan bir plan uygulanması mümkün değil.
Eski halinin ne kadar ilkel olduğunu yaşayan ve bilen biri olarak sadece muhalefet olsun diye eleştiri yapmak doğru değil. Gecikmelerin olduğu gerçek.
Özellikle Kışla Caddesi ve mahallesinde mahkeme süreci yüzünde bir yıl geri, kalınmış bir çalışma eksikliği var. Onun da sorumlusu ne Devlet ne de belediyeler. Öz eleştiri yapmamız lazım.
Niyazi Mısri’de üç veya dört dairesi olanların haklarının heba olması ve ya öyle bir ihtimal üzerinde yapılan hukuksal hak aramalara saygı göstermek lazım. Fakat olan Malatya halkına ve memleketin yapılanmasının gecikmesine sebep oluyor.
Sonuç olarak her kesim kendi penceresinde haklı. Ancak yapılan ve yapılmaya devam edilen çalışmaları görmemezlikten gelmek insafsızlık.
Yorumcular ve yazarlar maalesef eleştirilerden besleniyorlar. Düzgün konuşan ve mülayim olan hiç kimseyi ne izlerler ne de okurlar. Bizim toplumumuz nerede sert eleştiri var ise onu takip etmekten imtina etmiyor.
Bazı arkadaşlarımız on yılda bu memleket ayağa kalkmaz diyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı 2025 sonunda tüm konutlar teslim edilecek açıklaması yapıyor. Bakalım yapan mı eleştiren mi haklı çıkacak hep beraber göreceğiz.