KONUŞURSAM…

Abone Ol

Malatya’da böyle…

Herkesin sokakta, berberde, çay ocaklarında, ortamını bulduğu her an anlatacağı bir derdi, şikayetçi olacağı bir sorunu muhakkak vardır.

Anlatırlar da anlatırlar…

Ve ne yazık ki bu insanların memnuniyetsizlikleri bir süre sonra sizi de karamsar bir ruh haline sürükler.

Fakat bu yukarıda bahsettiğim tiplere seslerini duyurabilecekleri bir imkânla gidin, inanın ortalıkta değil konuşacak, yüzünüze bakacak adam bulamazsınız.

Niye, çünkü başlarına iş almak istemezler, niye çünkü bu insanlar karınlarından konuşmayı huy edinmişlerdir.

Malatya spor camiasında da bu tiplerden fazlasıyla var.

Adamın anlatacağı o kadar çok şey vardır ki, karşınıza geçip konuştuğunda cümlelerin en sonu gelir, ne de öznesi olur!

Ve söze hep şöyle başlar: ‘Beni konuşturmayın, konuşursam Malatya’da herkes kaçacak delik arar.’

Ne hikmetse hep bu adamlar konuşur ama kimse de hiçbir zaman kaçacak delik aramaz.

O zaman gelin şu Malatya spor camiasında bilinen, gün gibi ortada olan ancak ‘bana değmeyen yılan bin yaşasın’ hastalığından dolayı karından seslendirilen gerçekleri en üst perdeden seslendirelim…

KİRLENMİŞ YAPI!

Yok mu Allah aşkına şu camia içerisinde sözü söz olan, omurgalı birisi.

Hadi onu anladık, bu tarife uyan sayısı çok az. Peki yok mu Allah aşkına bu kirlenmiş yapıyı temizleyecek birileri?

Makam, para, şöhret hırsı insanları birer canavar haline getirmiş… Hem de gözü dönmüş canavar! Değer yargıları, kültür, ideolojik bakış, duruş hak getire.

Değer yargıları olmayan, kendi nefsi için gözünü körelten, İnsan onuru nedir bilmeyen, haddinin sınırı bulunmayan adamlar kalkmış dürüstlük, doğruluk, adamlık dersi veriyor.

Vah memleketim vah!

Gazeteciyim deyip, gazeteye sarılmış paraları cebine cukka yapan mı dersin, futbol antrenörüyüm deyip, kapı kapı dolaşıp kendini bir yerlere atmak için pas pas olan mı dersin, sadece kendi işini halletmek için futbola yönetici olup, emellerini hayata geçirmek için Malatya’yı yakacak kadar gözünü karartan mı dersin, birbirlerine etmedik küfür, yapmadık ayak oyunu bırakmayıp daha sonra aynı ortamda fotoğraf kareleri veren mi dersin

İşin en kötü yanı ne biliyor musunuz; bu adamlar kendini yutturduklarını sanıyorlar. Bilmezler ki alınlarına yapışan etiketlerin 40 yıl boyunca en mükellef hamamlarda aklansalar da paklansalar da çıkmayacak türden etiketler olduğunu.

Aslında özet şudur: Hayyamların cenaze namazı kıldırdığı bir memleketin cenazesi çoktan kaldırılmıştır!