Kongrede Malatya yok sayıldı

Abone Ol

MALATYA’YA YAPILAN HAKSIZLIK MI, YOKSA SİYASİ BECERİKSİZLİĞİN FATURASI MI?

Türkiye’nin en büyük partisi ve iktidar partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 8. Olağan Büyük Kongresi beklenmedik bir değişime sahne oldu. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyelerinin %52 oranında değişmesine rağmen, Malatya’dan tek bir ismin dahi listeye girememesi, Malatyalılar için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Bu durum, şehrin her hanesinde burukluk yaratmış, siyasi arenada Malatya’nın nasıl sahipsiz bırakıldığını gözler önüne sermiştir.

AK Parti, kuruluş felsefesi ve davası itibariyle Türkiye’ye büyük kazanımlar sağlamış bir hareketin adıdır. Ancak bu hareketin, yıllar içinde özünden uzaklaşarak belirli grupların, bireylerin ve iç çekişmelerin gölgesinde kalması, sadece Malatya için değil, tüm Türkiye için büyük bir kayıptır. Malatya gibi, AK Parti’nin her seçimde en yüksek desteği aldığı illerden biri olan bir şehrin böylesine dışlanması, yalnızca bir temsil eksikliği değil, aynı zamanda büyük bir siyasi vizyonsuzluk ve beceriksizlik göstergesidir.

MALATYA NEDEN YOK SAYILDI?

Malatya’nın MKYK’da temsil edilmemesinin temel nedenleri üzerinde durmak gerekirse, öncelikle şehrin siyasilerinin kendi iç çekişmelerine ve benmerkezci siyaset anlayışına sıkışıp kalması göze çarpmaktadır. Şehrin önde gelen siyasetçilerinin birbirlerini desteklemek yerine kendi ikballerini düşünmesi, Malatya’yı sahipsiz bırakmıştır. Ayrıca yerel yöneticilerin yeterince etkili olamaması, Malatya’yı adeta unutulmuş bir şehir haline getirmiştir.

AK Parti, ilk kurulduğunda “milletin partisi” olarak yola çıkmış, halkın her kesimine ulaşabilen, kapsayıcı bir yapıya sahipti. Ancak son yıllarda Malatya’da da görüldüğü üzere, teşkilatlar giderek dar bir çevrenin kontrolüne geçmiş, halkın gerçek temsilcileri yerine, belirli grupların veya belli isimlerin etrafında dönen bir siyaset anlayışı hâkim olmaya başlamıştır. Bunun en somut örneği ise Malatya’nın MKYK listesinde yer almaması olmuştur.

Burada asıl sorun, Malatya teşkilatlarının Ankara nezdinde ciddiye alınmaması ve yeterli ağırlığa sahip olmamasıdır. Bunun nedeni ise teşkilatın içindeki güç savaşları, liyakatten uzak atamalar ve halktan kopuk bir siyaset anlayışıdır. Siyasi çekişmelerle zaman harcayan, kendi koltuklarını koruma derdine düşen, halka dokunmayan ve sadece dar bir çevrede siyaset yapanların Malatya’yı temsil edemeyeceği aşikârdır.

MALATYA SİYASETİ DİBE Mİ VURDU?

Bu olay, Malatya’daki siyasetin geldiği noktayı ve düşüşün ne denli büyük olduğunu açıkça göstermektedir. Eğer bir şehir, ülkenin en büyük partisinin yönetim organlarında temsil edilmiyorsa, burada ciddi bir siyasi beceriksizlik söz konusudur. Bu durum, Malatya’nın siyaset sahnesindeki ağırlığını kaybettiğini ve yerel siyasilerin halk nezdinde giderek güven kaybettiğini göstermektedir.

Ancak mesele yalnızca bir listeye isim girememesiyle sınırlı değildir. Malatya’da AK Parti teşkilatlarının eski gücünü kaybettiği, halktan koptuğu, sadece belirli isimlerin etrafında dönen dar bir yapıya dönüştüğü gerçeği ile de yüzleşmek gerekmektedir. Bugün partiye küsen, partiden uzaklaşan, partiyi eleştiren ve hatta AK Parti’den soğuyan geniş bir kitle mevcuttur.

Bunun en büyük nedenlerinden biri de, partinin halka kulak vermemesi ve gerçek dava adamlarını dışlamasıdır. Parti içinde liyakatli, kabiliyetli ve samimi insanlar birer birer uzaklaştırılmış, onların yerine belli kişilerin himayesinde olan, siyasi gücünü halktan değil, belirli odaklardan alan isimler gelmiştir. Bu da Malatya siyasetini giderek zayıflatmış, bugün geldiğimiz noktada şehrin adeta siyaseten yok sayılmasına neden olmuştur.

İL BAŞKANI ALİ BAKAN VE YÖNETİMİNE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Yakın zamanda AK Parti Malatya İl Başkanlığına seçilen Avukat Ali Bakan ve ekibi için süreç çok daha zor bir hale gelmiştir. Ancak bu kriz, doğru hamlelerle bir fırsata dönüştürülebilir. Eğer Malatya teşkilatı, bu süreçten ders çıkarır ve yeni bir yol haritası belirlerse, halkın gözünde kaybedilen güveni yeniden kazanmak mümkündür.

Ne Yapılmalı?

Malatya halkının beklentilerini net bir şekilde ortaya koyan güçlü bir siyasi söylem geliştirilmeli. Sadece parti içi dengelerle değil, halkın gerçek sorunlarıyla ilgilenilmeli.

Ankara ile güçlü ilişkiler kurulmalı ve Malatya’nın hak ettiği değeri görmesi için kararlı adımlar atılmalı. Ancak bu, kişisel çıkarlar üzerinden değil, şehrin menfaatleri gözetilerek yapılmalı.

Yerel siyasiler arasındaki gereksiz çekişmeler bir kenara bırakılmalı, birlik ve beraberlik içinde hareket edilmelidir. Şahsi hesapları, makam kavgalarını bir tarafa bırakıp Malatya’nın çıkarları öncelik haline getirilmelidir.

Parti teşkilatı, halkın güvenini tekrar kazanacak projelere odaklanmalıdır. Sadece seçim dönemlerinde değil, sürekli olarak halkın içinde olan, onların sorunlarını dinleyen ve çözüm üreten bir teşkilat anlayışı benimsenmelidir.

Partiye küsen, uzaklaşan ve hatta nefret eder hale gelen insanlar yeniden kazanılmalı. Ancak bu, göstermelik vefa ziyaretleriyle değil, gerçekten samimi ve içten bir şekilde yapılmalı. Partiden dışlanan, haksızlığa uğrayan, ihmal edilen herkes yeniden AK Parti çatısı altına davet edilmeli.

Liyakatli ve kabiliyetli insanlardan korkulmamalı. Parti içinde sadece belli grupların himayesinde olanlar değil, gerçekten donanımlı, işin ehli ve halkın sevgisini kazanan isimler yer almalıdır. Ne yazık ki AK Parti teşkilatlarında yetenekli insanlar siyasi bir tehdit olarak görülmekte ve dışlanmaktadır. Bu anlayış terk edilmeli, güçlü ve liyakatli insanlar partiye kazandırılmalıdır.

YENİDEN AYAĞA KALKMAK İÇİN SAMİMİ BİR ADIM ŞART

Malatya’nın yeniden siyasette güçlü bir konuma gelebilmesi için en büyük reçete, halkın gözündeki güveni tekrar kazanmak ve bu siyasi beceriksizliği avantaja çevirecek hamleleri yapmaktır. Eğer il yönetimi bunu başarabilirse, Malatya siyasette yeniden hak ettiği yere gelebilir. Ancak aksi halde, Malatya’nın siyasetteki kayıpları giderek büyüyecek, AK Parti teşkilatları giderek eriyecek ve halkla olan bağ tamamen kopacaktır.

Şimdi önemli olan, geçmişte yapılan hatalardan ders çıkararak, samimi bir şekilde öz eleştiri yapmak ve halkın beklentilerine uygun şekilde hareket etmektir. AK Parti Malatya teşkilatı, eğer yeniden eski ruhuna dönerse, bu krizden daha da güçlenerek çıkabilir. Ancak bunun için gerçek bir değişim ve samimi bir dönüşüm şarttır.

“Unutulmamalıdır ki, halkın güvenini kaybeden bir siyaset, günü kurtarsa da yarını kaybeder; gerçek dava adamları ise günü değil, nesilleri inşa eder.”

Saygılarımla