Kolay maç yok!

Abone Ol

Yeni Malatyaspor ikinci yarının ilk karşılaşmasını deplasmanda Ofspor ile yapacak. On sekiz müsabakanın oynanacağı, bir takımın direk PTT 1.Ligi’ne çıkıp, 4 takımın play off’lara kalacağı, dört takımın ise üçüncü lige düşeceği gurubumuzda sezon sonu neler olacağını nasip olursa bekleyip göreceğiz.

Müsabakaların ilk devreye göre daha çetin ve zorlu geçeceği muhakkaktır. İşin bizi ilgilendiren kısmına gelirsek, oynayacağımız bütün müsabakalar da üst düzeyde mücadele etmek ve rakipten daha çok kazanmayı istemek zorundayız. Aksi takdirde ilk yarıdaki gibi hiç ummadığımız puan kayıpları yaşar ve hedefimizden uzaklaşabiliriz.

Kaliteli diyebileceğimiz oyuncu gurubundan oluşan takımların en büyük zafiyeti sahada yeteri kadar mücadele etmeden futbol oynamalarıdır. Bu hastalığa Yeni Malatyaspor takımı(bu ilk yarıda dahil) kaç senedir derman bulamamıştır. Ne zamanki kaliteyle, mücadeleyi bir arada sahada gösterip bunu da puanlara yansıtabilirsek, hedefleri de o derece kolay yakalayabiliriz. Aksi takdirde ekonomik anlamda bizden zayıf, futbolcu kalitesi bakımından daha yetersiz olan takımların puan olarak gerisinde kalabiliriz.

Ofspor karşılaşması bu yazdıklarımızı gerçekleştirmek için önemli bir fırsattır. Yeni teknik direktör ve bazı oyuncularla ikinci devrenin ilk maçında iyi mücadele etmeli, rakipten farkımız olan kalitemizi de göstererek galibiyetle sahadan ayrılmalıyız.

Yeni Malatyaspora, deplasmanda oynayacağı Ofspor karşısında başarılar dilerim...

44 Malatya karar versin!

BAL’da mücadele eden takımlarımız ikinci yarı için hazırlıklarını sürdürüyor. Kazanabileceği bazı müsabakalarda puan kayıpları yaşayıp ilk yarıyı beşinci sırada tamamlayan 44 Malatyaspor, ikinci yarı fikstür avantajına güveniyor. Lakin; Yöneticilerin ve İsmail Hoca’nın takıma transfer yapacağız söylemlerinden sonra sadece(şu ana kadar) santrafor bölgesine oyuncu alınması, bu sözlerin havada kaldığını gösteriyor.

Gerçi, her şey gidip – gelip parasal güce dayanıyor. Parasal anlamda sıkıntı olmazsa, istenilen takviyelerde yapılabilirdi. Ancak ikinci yarı için, potada olan bir takımı yöneten insanların net bir karar vermeleri gerekir. Profesyonel lig hedefiniz varsa; böyle devam edelim, belki de işler istediğimiz gibi gider, sezon sonu gülen ekip biz oluruz demek kanımca doğru bir söylem olmaz. Şimdiye kadar ellerini taşın altına sokup, para harcamış olabilirler. Kendilerince haklı da olabilirler. Ama, ikinci yarı için alacakları iki kaliteli oyuncuyla 44 Malatyaspor belki de lige çıkacaktır.Yazması bize kolay gelse de doğru olan da budur.

Güleriz, ağlanacak halimize!

Sezona büyük umutlarla başlayan(hem oyuncu yetiştirme hem de üst sıralar için) belki bu lig bazında tecrübesiz, ancak bir arada oynamış genç ve yetenekli oyunculardan oluşan Yeşilyurtspor beklentileri karşılayamadı diyebilirim.

Bu genç oyuncuların yanında Savaş, Muhittin, Korhan, Cumali ve Turgut gibi BAL için yeterli diyebileceğimiz isimlerle beraber Yeşilyurtspor’un yeri daha üst sıralar olmalıydı. Bu oyuncu karışımından gerekli verimi alıp, bunu puana yansıtmak ve gerekli olan istikrarı sağlamak ise antrenörle beraber yönetimin de görevidir. Umarım ikinci yarı kulüp olarak hatalarından ders çıkarıp istedikleri sonuçları alırlar.

Son olarak bir konuya değinmeden yazımı bitirmeyeyim. Bundan yaklaşık 5–6 yıl önce U–14 ve U–15 milli takımlarına çağrılıp oynama başarısı gösteren, sonrasında ise Yeni Malatyaspor’da profesyonel olan M.Ali Turgut’un BAL’ da mücadele eden Yeşilyurtspor’a transfer olması benim için sıradan bir olay değildir.

Çünkü; M.Ali Turgut milli takım kategorilerine hikayeden çağrılmayan ve de hepimizin gelecek vadeden futbolcu olarak gördüğü bir isimdi. Bu geçen beş sene içerisinde böylesine bir düşüş yaşamasın da çalıştığı teknik adamların, başındaki idarecilerin ve elbette ki kendisinin de hatası vardır diye düşünüyorum. Bu anlamda Yeşilyurtspora gelişini; üzülecek halimize sevinip, ağlanacak halimize gülmeye benzetiyorum.