Kıskanırım Seni Ben

Kıskançlık her insanın doğasında olabilir. Bunu yadırgamanın insani olduğunu söyleyemem.

Abone Ol

Kıskanırım Seni Ben

Kıskançlık her insanın doğasında olabilir. Bunu yadırgamanın insani olduğunu söyleyemem.

İslam tarihinde insanlığın yaratılış surecinden bahsedilirken ilk duygusal öğreti olarak kibir çıkar karşımıza. Şeytanın insan karşısındaki üstünlük iddiası ve kendisini yaratanın yaratıcılığını kabul ettiği halde sitemi ve isyanını konu alan öğretilerin her Müslüman tarafından tam olarak anlaşıldığını düşünelim!

Sonrasındada insan başlığının altının doldurulmaya başladığı sürece şahit oluruz. Etraflıca Habil ve Kabil kıssası dolayısı ile kıskançlık anlatılır insana.

Rivayetlerde kız meselesi gibi anlatılsa da Habil Kabil olayının aslını, her zamanki gibi Kurani veriler üzerinden anlatacağım.

Rivayetlerde Habilin aynı batında doğan ikizi Lübuda ve Kabilin aynı batında doğan ikizi İklimya olarak isimlendirilir. O günkü şeriata göre farklı batında doğan ikizlerin çarprazlama evlilikleri gerekir. Dolayısı ile Habil İklimya ile Kabil Lübuda ile evlenmek zorundadır. Hal bu iken Kabil’in de aynı batında doğan ikizi İklimya ile evlenmek istemesi işleri karıştırır. Lübuda ile evlenmek istemeyen Kabil İklimya ile evlenecek olan kardeşi kıskanır ve Habili İklimya ile evlenmeden hemen önce katleder.

Kuranda böyle bir varsayımın esamesini bulamazsınız. Kurana göre Allah her insandan olduğu gibi Habil ve Kabilden de bir kurban ister. Habil ve Kabil kurbanlarını Allaha takdim eder. Habilin kurbanı kabul edilir kabilin kurbanı kabul edilmez. Kıskançlıkla Kabil Habil’i katleder.

Hem rivayette hem de kıssalarda ortak olan tek şey Kabilin Habili kıskanmasıdır.

Kıskançlık İslami literatürde Allah’a sığınılması gereken bir histir. Nitekim ayette ‘kıskanan insanın şerrinden sabahın rabbi Allah’a sığınırım’ ayeti nerde durmamız gerektiğinin açık bir göstergesidir.

İnsan kendinde ya da kendinin olmayanın hasretini çeker. Bu dönemde kıskançlık duygusunun hakim olduğu söylenemez. Sorun, kendinde ya da kendisinin olmayanın başkasında var olduğunu gözlemlemesi ile başlar. Hele de kendisinin zorlama ile elde edemediği şeyin başkasının doğasında olması ya da başkasının kolayca elde edebiliyor olması insanı deliye döndürür. Ve artık akıl devre dışı kalır. Duygularına hakim olamayan insandan her şey bekleyebilirsiniz.

Yalan, iftira, kabalık, katliam…

Dedim ya kıskanan akıl tutulması yaşar diye:

Katliam dışındaki her türlü kötülük kıskanılan insanın yıldızını parlatır. Belki de kıskananların en akıllısı kıskandığı kişiyi katledendir desem yanlış bir şey söylemiş olmam. Bu yüzdendir insanlık tarihinin öne çıkan isimlerine bakarsanız katledilmemişlerse bile mutlaka bir suikaste maruz kalmışlardır. Canını kurtaranların yıldızlarının daha da parladığına istinasız şahit olursunuz.

Saçınız yüzünüze deyse teninizi, birine söylediğiniz sözden dilinizi, sizi saran kemerden belinizi kıskanacak ruh hastaları elbet olacaktır!

Tüm bunların tespiti yolumuzu ve yol arkadaşlarımızı belirlemenin geriye kalan yaşantımızdaki önemini ortaya koyacaktır.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…