Koyu bir futbolseverseniz bir maçtan ‘çok şey’ beklersiniz.
Fanatik bir taraftarsanız takımınızın ‘her maç’ kazanmasını istersiniz.
Hem şehrinizin takımının taraftarı hem de gazeteciyseniz, iyi futbol, ‘hikayesi bol bir maç’ ve güzel bir sonuç beklersiniz.
Cumartesi gecesi bizler için tam da böyle bir maç oldu.
1 hafta önce Fenerbahçe karşısında rezil bir mücadeleyle, silik bir futbolla, kötü bir performansla, ezile büküle mağlup olan Yeni Malatyaspor, bu kez bu ülkenin bir başka büyüğünü evire çevire yendi kendi sahasında...
Takımın kompakt futbolu, oyuncuların her birinin kişilikli ve onurlu mücadelesi, teknik adamın kimliği olan ve bir amaç için kurgulamış olduğu sistem, eksiklere rağmen maça hazırlanış ve bu kriz ortamından Malatya şehrine güven veren bir futbolla gelen 3 puan...
Gerçekten hepsi takdire şayan...
Akhisar’dan 6 yemiş Trabzonspor’un bu sezon 50. Yıl için gemileri yaktığını bilmeyen yok. Sadece Kucka, Burak ve Sosa Malatya’nın tüm maliyetine denk. Böyle bir takım ancak bu şekilde mağlup edilirdi.
Azu ve Aytaç’ın yokluğunda orta saha soru işaretiydi ancak Rahman ve Murat ikilisi Hızır gibi yetişti. Forvet arkası Barazite’nin olmasını bekliyordum ama Pereira tercihi eminim benim gibi herkes için sürpriz oldu. Adem asıl yerine geçti, savunma kurgusu gol yemedik diye demiyorum, gerçekten kusursuza yakın oynadı.
İki kez tebrik ediyorum!
Özellikle top Trabzonspor’da iken baş döndürücü pas trafiği başlamışken, oyun boyunun sadece 30 metreye düşürülüp, Burak, Olcay, Yusuf, Onazi, Abdulkadir ve Okay’ın üreteceği tehlikeleri kalabalık alan savunmasıyla, ikili, zaman zaman üçlü sıkıştırmalarla bertaraf eden ve neredeyse sıfır pozisyon hatasıyla maçı kapatan Yeni Malatyaspor, sezon başından beri en iyi savunma anlayışını ortaya koydu. Tabi bu anlayışı antrenmanlarda çalışmak farklı bir şey sahada uygulamak bam başka bir şey. İki kez tebrik ediyorum oyuncu ve teknik heyeti.
Hücuma çıkışlarda Barazite bu takım için olmazsa olmaz olduğunu bir kez daha gösterdi. Bara’nın yeri de forması da artık bellidir. Ne kadar kötü olursa olsun kesinlikle 11’de olmalıdır.
ADEM yüreği BÜYÜK!
Asıl yeri ön çizgiye geçen Adem’i daha efektif ve tehlikeli gördük. Zaten golü de böyle bulduk. Adem Büyük’ün hangi şartlarda Malatya’ya geldiğini çok iyi bilen biri olarak, ona ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bunca kısa bir zamanda Malatya’yı bu kadar sahiplenip her maça benliğini vermesi her türlü iltifatı yetersiz kılıyor. Boyu küçük ama gerçekten soyadı gibi yüreği çok Büyük!
Adı gibi YALÇIN!
Bir başka karakterli futbol abidesi Yalçın Ayhan’a baktığımda inanılmaz bir başkaldırı görüyorum sahada. Sadece 10 ay kalacak Malatya’da ve gidecek. Bunca kısa süre için bu yaşta bir oyuncunun bir Anadolu şehrini bu kadar çok sahiplenmesini yere göğe sığdıramıyorum. Saha içindeki direnişini, alın terini zaten anlatmama gerek yok. Maç sonundaki sevinci, soyunma odasındaki halleri Yalçın’ı gerçek bir kaptan yapıyor. Ona sahip olduğumuz için şanslıyız.
Günün bir başka kahramanı...
Trabzon’u yıkan, elindeki üç otuz malzemeyi öldürücü bir silaha çeviren Erol Bulut’a hem bu ilk galibiyet hayırlı olsun, hem de anasının ak sütü kadar helal olsun. Cissokho-Rahman değişimi beklerken, Rahman’ı ve Murat’ı iki boyu kısa adamı ön libero yaptı. Barazite fiziksel olarak iyi değil diye düşünürken, 11’e aldı. Pereira’yı yeniden alevlendirdi. Böylesine kritik bir fikstürün içinde Malatya’ya tam 5 hafta daha nefes aldıracak bir galibiyete imza attı.
Kısacası risk aldı, aldığı riskin de karşılığını aldı.
1 bardak suda fırtına koparanlara gelince...
Böyle devam edin, siz puan kayıplarını bekledikçe bu takım daha çok sürprize imza atar...