KIRILMA NOKTASI

Abone Ol

Toplumsal gündemimizi meşgul eden seçim ve toplumsal barışımıza uzanan terör saldırıları süre gelirken halkımızın da kafası karışmış durumda. Malatya, Türkiye gündemini çok iyi takip eden bir yapıya sahip. Öyle ki her toplumsal olaya sağduyuyu elinden bırakmadan tepki veren bir yapıya sahip. Malatya, Türkiye’nin küçük bir prototipi gibi davranmakta, Malatyalı için şahıstan ziyade siyasi görüş ve siyasi partiler öne çıkmakta, çok sevilen ve icraatları ile beğeni toplayan insanlarımız dahi bağımsız olarak girdikleri seçimlerde yüksek başarı sağlayamamıştır. Diğer illerde zaman zaman şahıs ön plana çıkarken, Malatya Türkiye’nin siyasi genel gündemini taşıyarak partiler düzeyinde seçimlere girmiştir.

Bereketli topraklarında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu liderlerini çıkartan Malatya, bugün dahi siyasi tercihleri ile geleceğin ülke yönetimini belirleme noktasındadır. Her parti için hatrı sayılır seçmen bulunması ile beraber her seçim demokratik ve medeni bir şekilde hoş görü ile geçmekte ve herhangi bir şiddete ya da hoşgörüsüzlüğe mahal verilmemektedir.

Yine benim kanaatimce tek başına Malatya seçimlerine bakarak ülke genelindeki yapılan seçimlerin sonuçları yüzde 90 oranında tahmin edilebilir. Bu hal Malatya halkının seçim ve toplumsal bilinç reflekslerinin çok iyi olduğunu söyleyebiliriz.

Terör saldırıları Batı’nın büyük devletlerinin kaos açıklamaları siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa sürüklenmek istenen ülkemiz ancak büyük toplumsal kırılmalarla ekarte edilebilir. Toplumsal kırılmalar ise büyük ayrılıklarla olur halbuki toplumsal yapımızın zenginliği olan farklılıklarımıza rağmen Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü bu ülkede yıllarca komşu oldular, en zor günlerinde akrabalarından önce bize komşumuz koştu ve bu komşularımız kültürel zenginliğimiz oldu. Malatya ülkemizin en güzel kültürel farklılıklarına rağmen birbirleri ile yaşamayı, yaşamı güzelleştiren insanları ile ülkemize umut vaat etmektedir. Bizler komşumuzu sevmeliyiz, onların bizim, bizim de onların üzerinde haklarımız vardır. Bu en temeli insani duygulardır. Anlayış, yardımlaşma ve birbirimizin en acılı günlerine komşu adımları ile koşmak…

Ülkemizdeki terör saldırılarına karşı toplumsal huzuru bozan söylemlere karşı bilinçli vatandaşlar olarak komşumuza üzerimizdeki haklarını gözeterek bir adım atmalıyız. Göreceksiniz attığız her adımda cehalet uzaklaşacak, yerini sevgi alacak ve sevgiyle yaşayan zulmedemez Batı’nın elimizde alamadığı komşu ilişkileri bizim onlara karşı en büyük kozumuz olacak. Sonuç ne olursa olsun komşumuz hangi dilden, hangi soydan, hangi mezhepten olursa olsun onlar bizim komşularımız demeliyiz ve onları sevmeliyiz. Dünyada hiçbir duygu karşılıksız kalamaz ve bu sevgi bizi birbirimize yakınlaştırıp, toplumsal kırılmalara ve meydanlarda kan akmasını önleyecektir.