KİMLER ZEKÂT VERMEKLE MÜKELLEFTİR

Abone Ol

Zekât ibadeti ile ilgili ayeti kerimeleri naklettik. Ayrıca Peygamber Efendimiz’in (sav) zekât ile ilgi mübarek hadislerini de naklettik.

İslam akaidindeki bir hükmü nakletmek istiyorum: “Bir mahallede bir insan acından veya parsı olmadığı için tedavisini yaptıramadığı için ölürse o mahallenin tamamı o insanı öldürme günahına girer.” İşte zekat bu kadar önemli mali bir ibadettir. Peki, zekatı kimler verir?

Şu şartları taşıyan kimseler zekât vermekle mükellef olur:
1) Müslüman olmak
2) Akıllı olmak
3) Erginlik çağına gelmiş olmak
4) Hür olmak
5) Dinen zengin (yani aslî ihtiyaçlarından ve borçlarından başka "nisab" miktarı mala veya paraya sahip) olmak
6) Zekât, verilmesi gereken mal veya para:
a) Nisab miktarına (yani 80.18 gr. Altın değerine) ulaşmış olmak
b) Sahibinin elinde tam bir kameri yıl kalmış olmak
c) Hakikaten veya hükmen artıcı nitelikte olmak gerekir.
NİSAB
Nisab, dinimizin koyduğu zenginlik ölçüsüdür, borcundan ve asıl ihtiyaçlarından başka, belirlenen bu ölçü miktarı veya daha fazla malı veya parası olan kimse, dinen zengin sayılır.

Fitre vermek ve kurban kesmek için de en az nisab miktarı mal veya paraya sahip olmak lâzımdır. Ancak bunlarda malın veya paranın üzerinden bir yıl geçmesi ve artıcı nitelikte olması şart değildir. O halde değerli okurlarım zekat kimlere verilir sorusu hemen akla gelir.

Zekât verilecek kimse ve yerlerle ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz şöyle buyruluyor: "Zekâtlar, Allah'tan bir farz olarak ancak yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslâm'a ısındırılacak) olanlara, (esirlik ve kölelikten kurtulmak isteyen) esir ve kölelere, (borcuna karşılık malı olmayan) borçlulara, Allah yolunda olanlara, (harçlıksız kalmış) yolcuya mahsustur. Allah alîm ve hakîmdir." Tövbe Suresi ayet:60 ayete dikkat edilirse cenabı hak zekâtı tamamen ihtiyaç sahibi insanlara verilmesini emretmiştir.

Zekat camiye, okula, yurda, vakıfa çeşmeye velhasıl ihtiyaç sahibi insanın dışında hiçbir yere düşmez verilse dahi zekat olmaz.

Buna göre zekât verilecek kimseler şunlardır:
1. Fakirler: Nisap miktarından az bir malı olan, dinen zengin sayılmayan kimselerdir.
2. Miskinler: Hiçbir şeyi olmayan kimselerdir. Bunlar fakirlerden daha düşkün durumda olanlardır.
3. Borçlular: Borcundan fazla nisap miktarı malı bulunmayan ve borcunu ödeyemeyecek durumda olan kimselerdir.
4. Yolcular: Memleketlerinde malı olduğu halde, memleketinden uzak düşüp yolda parasız kalan, elinde bir şey bulunmayan kimselerdir. Bunlara, memleketlerine gidebilecek kadar zekât verilebilir. Memleketine gidecek kadar parası varsa bu gibilere zekât verilmez.
5. Allah Yolunda Olanlar: Bunlar, malı imkansızlığı sebebiyle savaşa katılamayanlar veya hac için yola çıkıp parasız kalanlar ile işini gücünü bırakıp kendisini ilme veren kimselerdir. Kendilerine zekât verilebilen kimselerin her birine ayrı ayrı zekât verilebileceği gibi, yalnız birine de verilebilir. Fakirlere zekât verirken şu sırayı gözetmek daha faziletlidir:
a) Önce fakir olan kardeşler
b) Kardeş çocukları
c) Amca, hala, dayı ve teyzeler
d) Bunların çocukları
e) Diğer mahremler
f) Komşular
g) Meslektaşlar
h) Zekât verecek kişinin bulunduğu köy ve şehir halkı.

Bir kimse, kendi yakınları muhtaç durumda iken onları bırakıp başkalarına zekât verse, zekat borcunu ödemiş olmakla beraber sevabına nail olamaz. Zekât, malın bulunduğu yerdeki fakirlere verilir, bir başka yere nakledilmesi mekruhtur. Ancak başka yerdeki yakınları ve ihtiyaç sahipleri varsa, nakledilmesi caiz olur. Zekât parasını günah yolunda harcayacak veya israf edecek olan kimselere vermek doğru değildir.

Allaha emanet olun…