Malatya’da son günlerde emlak sahipleri arasında en çok konuşulan konu kuşkusuz kira gelirlerine ilişkin vergi düzenlemesi. Yeni vergi yasası hem nefes aldıracak hem de yeni yükler getirecek. Kimin sevineceği, kimin üzüleceği ise tamamen gelir durumuna bağlı.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçti. Bu teklifin içinde, özellikle kira geliri elde edenleri yakından ilgilendiren önemli bir madde yer alıyor: Kira gelirlerindeki istisna sistemi değişiyor.
Uygulamada bir ev sahibinin yıllık kira geliri 47 bin TL’yi aşmadığı sürece herhangi bir vergi ödemesi gerekmiyor. Bu tutarı aşanlar ise izleyen yılın mart ayında beyanname verip gelir vergisi ödüyorlar. Ancak yeni düzenleme 1 Ocak 2026’dan itibaren bu tabloyu değiştirecek.
Yeni kanuna göre, ticari, zirai veya mesleki kazançlarını beyan edenler ile toplam geliri 1 milyon 200 bin TL’yi aşanlar artık bu istisnadan yararlanamayacak. Yani birden fazla gelir kalemi bulunan, yatırım geliri yüksek olan kişiler için 47 bin TL’lik muafiyet tarihe karışacak.
Kısacası, “bir evim var, kiraya verdim, yıllık 60-70 bin lira alıyorum ama başka gelirlerim de var” diyen mülk sahipleri için artık yeni bir vergi yükü kapıda.
Peki emekliler? İşte burada devlet bir nebze sosyal denge gözetmiş görünüyor. Emekli, dul, yetim ve maluliyet aylığı alanlar için mevcut istisna korunacak. Yani bu kişiler, 47 bin TL’ye kadar kira gelirinden vergi ödemeyecek. Ancak emekli olup da ticari faaliyeti devam eden ya da diğer gelirleri 1 milyon 200 bini aşanlar için aynı kural geçerli değil; onlar istisnadan yararlanamayacak.
Kısacası, birikimiyle bir daire alıp onu kiraya veren, sadece o gelire bakan vatandaşın vergi yükü değişmeyecek. Fakat birden fazla evi olan, farklı gelir kaynaklarına sahip mülk sahipleri için kademeli bir vergi dönemi başlıyor.
Bu düzenlemenin temelinde “geliri yüksekten daha fazla vergi alınsın” anlayışı var. Ancak pratikte, özellikle yatırım amaçlı gayrimenkul alanlar üzerinde caydırıcı bir etki oluşturması da muhtemel.