Keyfimizi bozmayın…

Abone Ol

 CHP Battalgazi Başkanıyken zaman zaman muhtarlarımızı ziyaret eder sorunları konuşurduk.

Kırçuval Mahallemize gittiğimizde, bu mahalleye adını veren Kırçuval Sokağı adının Aytaç Sokağı olarak değiştirilmiş olduğunu görmüş hayretler içinde kalmış, basınımıza yaptığım açıklamamda,

-Kim bu Aytaç? demiştim.

Bu sokağımız çok önemliydi.

Çok önemli olması, çok önemli siyaset adamımızın bu sokaktan çıkmış olmasıydı.

Turgut Özal, Recai Kutan, Hamit Fendoğlu, Mehmet Kırçuval, Seyhan Semercioğlu, Nuri Nebioğlu, Münir Erkal.

Yazımız, Sosyal Medyada ve WhatsApp gruplarında da paylaşıldığı için, Turgut Özal ve Recai Kutan dışındaki şahsiyetlerin kim olduğunu merak edenler de olacaktır elbette.

Öyleyse yazalım: Bu isimlerden Özal ve Kutan dışındakiler Malatya Belediye Başkanlığı yapmışlardır.

Aramızdan ayrılanlara rahmet, kalanlara afiyetler dilerim.

Recai Kutan’ımız, Allah hayırlı ömürler versin 94 yaşında.

Has Malatyalıdır.

2012’de yöneticiliğini yaptığım, Kamer Genç, Hasan Basri Özbey ve Osman Özbek’in konuşmacı olduğu, “Milli Anayasa” panelindeki konuşmama, Recai Kutan’ın, Milliyet’te Fikret Bila’ya verdiği röportajda söylediği şu sözlerle başlamıştım:

- Yeni anayasada etnik vurgu yapılmamalı. Çünkü Türkiye Balkanlardan, Kafkasya’dan, Ortadoğu’dan gelen birçok halkın kaynaştığı topraklar. Ama Türk kelimesi bir etnisitenin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin ortak adı, çatı adı.

Bu sözlerin, bu tespitin, bu teklifin neresinde bir kusur, neresinde bir eğrilik, yamukluk var?

Kafkasya’dan,  Balkanlardan, Ortadoğu’dan gelip, yüzyıllardır Anadolu’suyla, Trakya’sıyla bu topraklarda yaşayıp, gelenek görenek, töresiyle, iklimiyle, tabiatı doğasıyla, huyu husu, suyuyla, tarihiyle, kültürüyle insan kaynaklarıyla, şairi, yazarı, alimi uleması, Müslümanlığıyla birleşmiş, bütünleşmiştir.

Geçmişte, ofisime gelen Emek Partili avukat arkadaşım, en ileri hak ve hukuk kavramlarını ağzına dolayıp, bölücülükten dem vurunca ona,

-Kerkük’te, Musul’da çoğunluk nüfus olarak yaşayan Türkmenlere yapılan baskılar, suikastlar, tutuklamalar, mezar taşlarının değiştirilmesi, asimilasyonlar nedir? Hani hak hukuk? Siz bu gidişle, bu hak ve hukuk edebiyatı üzerinden, “Türkiye” adının da değiştirilmesi gerektiğini iddia edersiniz dedim.

2010’da Baro’muzun Aşure Etkinliğimizde, basınımıza şunları söyledim:

-Devletimize yurttaşlık bağı ile bağlı her kökenden vatandaşımız, bin yıllık Anadolu serüveninde Türk Milleti adı altında muhteşem bir tat, muhteşem bir renk meydana getirmiştir.

Biz birlik içinde yaşarsak, etnik farklılığımıza, mezhep farklılığımıza, ayrı ayrı siyasal partilere oy verişimize bakmadan, bu farklılıklarımıza saygı göstererek, yüze dost, içe dost arkadaşlığımızı, komşuluğumuzu, ticari ilişkilerimizi sürdürürsek bu muhteşem aşure daha da tatlanır, dedikten sonra yumruğumu havaya kaldırıp:

-O zaman Bölgede de, dünyada da bileğimizi büken olmaz; kalkınır ve her birimiz bu Ülkenin mutlu bireyleri oluruz…

Bu konuşmamın ertesi günü, yine bir aşure töreninde, Covid 19’den yitirdiğimiz Rahmetli ‘Şeker Hoca’, yanımıza gelmiş ve tokalaşırken,

-Dur, yiğitlerin alnından öpülür diyerek alnımdan öpmüştü.

Bir zamanlar Anadolu, her kökenden insanıyla bir mozaiğe benzetilirdi.

Alparslan Türkeş bunu doğru bulmaz, “Mozaikte kum, çimento, çakıl birbirinden ayrı duracak şekilde betonlaşmıştır. Biz kaynaşmış, bütünleşmişiz derdi.  

“Açılım Sürecinde” etnik sorunlar yaşayan Avrupa devletlerinin durumunu incelemeye giden Parlamento Heyeti Raporunda,

-İncelediğimiz ülkelerdeki farklı etnisiteler birbirlerinden duygusal, kültürel olarak tamamen kopmuşlardır. Bizde, iç içe geçilmiş, kaynaşılmıştır denmiştir.

Cumhurbaşkanımız Diyarbakır’da,

-Kürt kardeşim, nerede bir eşitsizliğe uğrasa, onunla beraber mücadele ederim dememiş miydi?.

Şimdi sen kalkıp, böyle bir ülkenin, bin yıldır birbirini sevip sayan, evlenip çoluk çocuğa, kanı kanına, canı canına karışmış,  insanlarını, hepimizin düşmanı, ABD totabası PKK talimatıyla, IŞİD-Kobani bahanesiyle, hayal ötesi bir niyetle, PKK’ya zemin hazırlamak için sokaklara dökeceksin 31 ilde193 ilçede, araçları kamu binalarını, her yeri yakıp yıktıracak, 53 kişinin ölümüne sebep olacaksın, yargılanıp hak ettiğin cezayı alınca da,

-Bu karar siyasi diyeceksin.

Bu karar siyasiyle, pekiyi senin yaptığın ney?

Hukuki mi?