Malatya’dayım ve depremden sonra çarşı merkezde inşaat durumu nedir diye çarşı merkez ve Akpınar’a doğru yürüyorum.
Gördüklerim karşısında hayretten küçük dilimi yutacak gibiyim…
Akpınar ve çarşının hemen tüm bölgelerinde yeraltından çıkan su bilim adamlarının gözetiminde su ihtiyacı olan bölgelere direne edilmiş ve yıllarca “cünütlük” dediğimiz bölge sudan kurtulmuş ve fore kazık çakmaya gerek kalmadan inşaata uygun hale gelmiş!
Caddelerine araçların rahatlıkla girebildiği, yoğunluktan ve sıkışıklıktan eser kalmamış, park sorununun olmadığı, yeşil alanı bol, caddelerine güneş ışığının girdiği, kadınlarımızın rahatlıkla girip alışveriş yaptıkları geniş dükkanlardan oluşan merkezler oluşturulmuş!
Emlak Konut'un inşa ettiği bu bölgedeki ticari birimler ihlali ve kaçak yapılaşmış halinin değil, tapu kaydındaki m2'leri baz alınarak düzenlenmiş, mevcut alanda bulunan dükkan sayısı artırılmamış ve sıkışıklık giderilmiş!
Malatya’da üç beş yıllık planlamalar değil en az yüz yıl sonrasının ihtiyaçlarına cevap verecek planlar yapılmış, her geçen gün artış gösteren trafik sorununa çözümler bulunmuş, Battalgazi ve Yeşilyurt’ta Ticari alt merkezler oluşturulup, torunlarımıza bırakacağımız kültür dolu bir kent oluşturulmuş!
Malatya’yı yönetenler bizi biz yapan değerler olan, Kent kimliği ve Kent kültürü üzerinde uzun uzun düşünerek şehrin ruhunu yitirmemesi için ona göre bir şehir inşa etmişler!
Geçmişle bağımızı koparmamak adına, Akpınar’da, 1730 yılında yaptırılan, taş işçiliğinin nadide örneklerinden Kapalı çarşının küçük bir örneği olan, içinde 26 adet dükkan üç adet çeşme ve ortasında şadırvan ile bir havuz bulunan, güney tarafında ise gerek deve gerek at, eşek, katır gibi dönemin nakliye hayvanlarının muhafaza edilip, yemlendiği bir bölüm ve yabancı tacirlerin konaklaması için bir han bulunan buram buram tarih kokan kapalı çarşımız Bedesten yapılmış yerli ve yabancı turistler hayran hayran geziyor ve alışveriş yapıyor.
Darüs-sade ağası İsmail Ağanın 1627 yılında yaptırdığı eski Çınarlı Caminin bir kopyası yapılmış, 1900 lü yılların başında yaptırılan Şirket Hanın bile küçük bir örneği kondurulmuş, Vilayet-i Ayan Reisi Hacı Bektaş tarafından 1763 yılında yaptırılan Söğütlü Cami vakıf arazisi olan kendi yerinde aslına uygun olarak yapılmış, önündeki Caminin silüetini kapatan yapılara izin verilmemiş ve cami tüm ihtişamıyla ortaya çıkmış!
Malatya kimliği öne çıkarılmış, şehrin ruhu yeniden kazanılmış, insanımızın şehrine aidiyeti artmış, bunu gören Malatya’dan ayrılanlar geri dönmüş ve demografik yapının değişmesine izin verilmemiş.
…
…
Gözlerimi açtığımda tarifsiz bir mutluluk duygusu ile doluydum. Salt mutluluk ile ifade edilmeyen bir durumdu benimki. Mutlu huzurlu coşkulu ve neşeliydim. Nasıl olmayayım şehrim önümüzdeki yüz yıla emin adımlarla gidecekti.
Yorganın ağırlığını hissedip usulca kaldırınca gerçeği anladım …