KERNEK

Abone Ol

“Anom anom kernekli misin,

Kerneğe gelmeye yeminli misin?”

Adına şiirler yazılmış, türküler, şarkılar bestelenmiş insan hikayeleri kulaktan kulağa yayılmış, Malatya'nın en eski semtlerinden biri Kernek.

Kernek deyince akla gelen ilk şey her daim su olmuştur.

Kernek’in şu günkü görüntüsüne bakıp, Kernek’in bir su fukarası olduğunu düşünmenizi istemem.

1960’lı yıllarda Kernek, tabanından tatlı ve temiz suların fışkırdığı, bir bölümünde mahallenin kadınlarının, halı, kilim, çamaşır vs., yıkadıkları, ki bu yıkamalar köpüç dediğimiz tahta bir kütle ile çamaşırları dövmek suretiyle olurdu.

Mahalleli hem çamaşırını yıkar hem günün sohbetini eder ,(günümüzün kahve saati gibi) sosyal bir etkinliği de ifa etmiş olurdu.

Diğer bir bölüm de araba yıkanan bölümdü.

Oto yıkama diye bir olgunun bilinmediği günlerde herkes kendi arabasını yıkar, temizlerdi.

Bu söyleyeceğim belki garip gelebilir ama Malatya da ki otomobil sayısı belki bir elin parmakları kadardı.

İşte bu yüzden yıkamaya gelenlerin büyük çoğunluğu at arabası veya faytonlar olurdu.

Önce koşumdan atlar çözülür, atlar etrafta otlanırken, faytonlar tertemiz yıkanır, kurulanır, Malatya tabiri ile cıncık gibi edilirdi. (Yazımızın devamı yarın...)