Hayat hiçbir zaman normale dönmeyecektir. Gün geçtikçe anormalleşeceğiz ve bu anormallik normal olarak algılanacaktır. Bu normal görünen anormaller, direnen, çabalayan ve savaş açanları anormal gibi görecektir. Çünkü ortama ayak uyan halk veya “ herkes böyle kardeşim!”ciler yüzünden bu dünya maalesef artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır.
“Dünyayı sen mi kurtaracaksın?” lafını işitince sanki bu gezegende sadece ben ve ailem yaşıyormuş hissi veriyor bana…
Gelecekte şunların olacağını tahmin etmemek safça olur. Yeni yeni hastalıklar ortaya çıkacaktır. Ve bu hastalıklara yeni yeni ilaçlar gelecek peşinden. Bu “hastalık” ve “ilaç” ikilisi daima devam edecektir. Hava, toprak ve su hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır. Küresel aptallıklarımız yüzünden dünya hiçbir zaman verimli bir toprak, temiz bir su ve kirli olmayan bir havayı görmeyecektir. Bu üç önemli kavramı hiç kimse merak etmeyecektir. Buğday, arpa, çavdar ve mısırın olmazsa olmaz dört gıda maddemiz olduğunu bilen okuyan kaç kişi var. İlk insandan beri bu dört gıda maddesi hayati öneme sahiptir. Ve bunu 10 bin yıl önce bilen insanoğlu şimdilerde aklından bile geçirmiyor ve geçirmeyecektir.
Nüfus artışıyla beraber sürekli taşıt artışı da hızla devam edecektir. Park edilecek yer kalmayacak ve bu park yerleri zenginler tarafından satın alınacaktır. Trafikteki ölümler, bütün ölüm çeşitlerini 10’a katlayacaktır.
Durmak, dinlenmek, nefes almak, muhabbet etmek gibi insani şeyler yok olacaktır. 10 milyar doları olan da parasını çoğaltmak isteyecek, 10 milyarı olanda, 10 milyonu olanda… Para; durmayı, dinlenmeyi, nefes almayı ve muhabbeti tamamen bitirecektir.
Doğal olan her şeyi ama her şeyi unutacak ve hiç yaşanmamış gibi sayacağız. Teknolojik olmayan bir şeyden bihaber yaşayan bir dünyanın, aptal topluluklarına ses çıkar(a)mayan diğer sayılı insanların çok az olduğu bir devirden, tamamen dijital bir dünya oluşacaktır.
Bu dijital çağa geçtikten sonra demokratik ülkelerin(!) daha çok demokrasi adına yeni yeni dijital istilalar, siber saldırılar, hastalıklı savaşlar çıkacaktır. Bu hastalıklı savaşlar yani, bir ülkenin birçok ülkeye dijital yoldan “hastalık” bulaştırması, çoğu ülkenin tamamen yok olmasına sebep olacaktır.
Dünya, en temel doğal kaynaklar yüzünden bu tür savaşlara sahne olacaktır. Suyun tamamen yok olması sebebiyle büyük göçler başlayacaktır. Bu göçler nüfus dengesini değiştireceğinden, Dünya’nın dengesi değişecektir.
***
Bundan 100 yıl önce ölen birine şu anki Dünya’yı gösterebilme imkânımız olsaydı, herhalde o zat da şimdiki Dünya için, “denge değişmiş” derdi. Kıyamete kadar “eski” ile başlayan her şey ama her şey “güzel” gözükecektir. Ve her geçen gün Dünya kötüye gidecektir!