Kazanmak güzel ama..

Abone Ol

Yeni Malatyaspor’un kazanması gereken bir maçtı Hacettepe karşılaşması. Kazandılar, ikinci yarıda futbol takımı olduklarını hatırladılar ve 45 dakikayı futbola ayırdılar. Kazanmanın yasası istemektir. Ama futbol aranıyor ilanlarına verilen cevapları da not düşelim: “Bizden bu kadar”

İlk yarıda Yeni Malatyaspor adına puslu ve kasvetli bir manzara vardı. Formaları üzerlerindeydi ama ruhları kayıptı. Rakip kale önü tenhalarda, savunma şaşkınları oynuyordu. Hacettepe futbolcuları çelik gibiydi. Üstelik tahrip güçleri de yüksekti. Buna karşılık Yeni Malatyaspor’un her yanı kırılgandı. Kale önünde topu içeri dürtecek bir futbolcuları olsa belki de ilk yarıyı galip tamamlayacaklardı. Allah’tan hakemin düdüğü imdada yetişti. İlk yarı biterken Feyyaz Uçar’ın doğrulara yanlış davranmasının kaçıncı örneği sayamadım.

İkinci yarıda kötü futbolun uykusundan uyanan Yeni Malatyaspor, Hüseyin Kar’ın kaş ile göz arasında iş bitiren özelliğiyle giden maçı döndürdü. Bunun adına sendelerken vurmak denir. İlk yarıda yoldan çıkan futbolcular ikinci devrede sanki sihirli lambadan çıktılar. Bunların hangisi gerçek Yeni Malatyaspor’du bilen söylesin. Günün yıldızı Serkan Çalık’tı. İkinci yarıda onunla başlayan başkaldırı galibiyeti getirdi. Yeni Malatyaspor’un hayırlı evlatlarından biri, mücadeleyi alevlendirmenin meşalesini yaktı. Serkan’ın isyanını herkes duydu, takım ona uydu. Maçın hava yastığı ise Hüseyin Kar’dı. Attı, attırdı.

Kaptan Vedat kritik kurtarışlar yaptı. Oyunun son bölümlerinden sakat sakat oynayarak alkışı hak etti. Koray işini yaptı, Onur vasatı aşamadı.

Peki ya kalanlar?

Caner’e bakıyorum da futbol onu bırakmış. Bakışları bile bayat. Maça başkalarının kramponlarıyla çıkmış gibiydi. Ersin Veli hayalet adamlığına devam ediyor. Beklenen Uğur henüz ortalarda görünmedi. Ali Sakal hala çok koşmayla, boş koşmayı ayırt edememiş. Emre Toraman’ın neden ilk 11 de başlamadığını bilen varsa lütfen beni de aydınlatsın.

Bu takımın taraftarının sevmediği manzara olmaktan ne zaman kurtulacağını görmek için önümüzdeki haftaları beklemek gerekiyor. Sarı kırmızılı oyunculara baktım da sadece oyun arkadaşları, asla dava arkadaşları değiller. Bunun sebebi de liderleri dava adamı değil ki futbolcular da olsun.

Sonuç olarak; meseleye kötü oynarken bile kazanmak açısından bakılırsa kazanmak güzeldir. Aynalar kendine dönüktür. Ama dış bükey aynalara da bakmak gerekiyor dışarıdaki görüntüyü görebilmek için. Çünkü kazandığı halde bu takım için kuşkular tırnak gibi kesildikçe uzayan.

Bir sözümde Yeni Malatyaspor taraftarlarına gerçek taraftar takımıyla hafta arası-sonu demeden bütünleşir. Taraftarlık da budur zaten. Derebeyleri grubu bu tanıma uyan tek taraftar grubudur. Taraftarlar Derneği’nin yeni başkanı Alpaslan Çelik kardeşim ile de ayrı bir organize olmuşlar. Hepsini ayakta alkışlıyorum.