Kazanan: Helal Hayaller!

Abone Ol

Küçük bir sahil kasabasında emeklilik ikramiyesinin bir kısmı ile alınan küçük bir kayıkta denizin kendine has sakinleştiren kokusunu soluyarak ömrün geri kalanını tamamlamak…

Köye yerleşip iki inek almak, ihtiyacımız olan sütümüzü, yoğurdumuzu, peynirimizi üretmek, evin küçük bahçesinde sebze ve meyveler yetiştirmek…

Akla ve mantığa hatta imkanlara sığabilen bu ve benzeri hayaller kurmayı ne zaman terk ettik?

Ne zaman bu kadar açgözlü olduk?

Çabucak kısa yollarla zengin olma hayalleri daha kaç kişinin canını yakmalı?

Canı yanan insanların kaçının daha acısına şahit olmalıyız?

Yoksa en az bir kere bizimde mi canımız yanmalı?

BİLİNMEZ!

Maalesef dolandırılmak ve dolandırmak insanların hayallerinin büyümesi ile daha kolay bir noktaya geldi. Var olanla yetinememe hastalığının semptomları aslında bunlar. Çiftlik Bank skandalından sonra küçük bir araştırma yaptım. Bankacılık sektörü ile ilgili yaptığım bu araştırmadaki sayısal değerleri akılda kalıcı olması temennisi ile yuvarlayarak sizlerle paylaşmak isterim.

Elimizde 100 bin liralık yatırım yapacak bir paramızın olduğunu varsayalım. Bu parayı Türkiye’deki herhangi bir bankaya 1 yıllığına faiz karşılığında yatırsak, yıl sonundabankanın paramızı satarak elde ettiği kar 25 bin lira kadardır. Bu paranın yaklaşık 10 bin lirası yatırımcıya aktarılırken bankanın bu işten net karı 15 bin lira dolaylarındadır.

Bu örneği anlatma sebebim arızi bir durum söz konusu olmadığı müddetçe bankacılık sektörünün her zaman en çok kazanan ve zahmetsiz kazandıran bir sektör olma sebebidir. Oturduğu yerden para kazanmak değiminin objektif karşılığıdır. Zahmetsiz, kaygısız 1 yılda 10 bin lira kar! Kulağa ne hoş geliyor öyle değil mi?

Bir bankanın bile bir yılda vaat ettiği kar %10 iken, 1’e 5, 1’e 10 sloganlarının albenisine ömrünü yatıran insan sayısının fazla olması bir hayli kaygı verici. Dile kolay sadece çiftlik bank mağduru 77 bin kişi. Buna benzer 11 şirketin varlığından söz ediliyor. Daha ben bu satırları kaleme alırken ajanslarda geçen süt bank battı, 1300 mağdur daha haberleri bu işler bu kadar kolay mı dedirttiriyor maalesef.

Aslına bakarsanız insanların dini duygularını sömürme noktasında büyük bir sektör Çiftlik Bank ve benzerleri. Özetle, paranız değer kaybetmesin, siz paranızı getirin biz sizin için tarım ve hayvancılık yapalım, hem siz kazanın hem biz kazanalım hem ülke ekonomisi kazansın mantığı ile hareket ediyorlar. Biz paranızı satmıyoruz, faizle işimiz yok, yaptığımız çalışmanın karşılığını alıyoruz emek harcıyoruz size de hak ettiğiniz payı veriyoruz diyorlar.

Ve ben açıkça söylüyorum: “Böyle bir kazanç sisteminin dinde yeri yok!”Necm Suresi’nin 39. ayetini hatırlatmadan geçmek istemiyorum. Nitekim ayette “Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur” diyerek son noktayı koymuştur kusursuz yaratıcı!

Bu noktada tarım ve hayvancılığın büyük bir kazanç kapısı olduğunu da vurgulamak isterim. Doğru yapılan tarım ve hayvancılıktan ben kaybettim diyen kimsenin varlığına şahitlik edeceğini sanmıyorum kimsenin.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, bu bakanlığa bağlı kuruluşların ve kalkınma ajanslarının tarım ve hayvancılık yapmak isteyen müteşebbislere verdikleri ve verecekleri desteklerden detaylı bir şekilde köşemde yer vereceğim Allah’ın izni ile.

İyi bilmenizi isterim ki çizmeyi giyip ahıra girmeden hayvancılık yapılmaz! Toprağın kokusunu içine çekmeden tarım yapılmaz!

Toprakta buluşmak üzere…