Her şeye misli ile karşılık verebilecek gücümüz var. Hem de on misli ile karşılık verebilecek güçte ve cesaretteyiz. Bizi herhangi bir saldırıya karşı en fazla bir misli ile karşılık vermek zorunda bırakan bir şeyler var.
Sakın ha! Suskunluğumuz kimseyi cesaretlendirmesin. Yapılan her türlü kirli planın, kurulan tuzağın, atılan zarfın notunu aldığımız bir defterimiz de var.
Aşırıya kaçmamamız gerekiyorsa tabi ki kaçmayacağız. Ancak sizin onlarca yıllık hesabınızı birkaç günde ya da haftada bozmamız aşırılık anlamına da gelmez!
Solumuz, sustukça sıranın kendisine geleceğinden endişelenir susmaz.
Sağımız dilsiz şeytan diye anılmaktan endişelenir susmaz.
Bir vücudun uzuvları olduğumuzu unutan ahmaklar da biz barış istiyoruz der susmazlar.
Biz Anadolu insanıyız.
Velhasıl herkes konuşur bizim memlekette.
Peki doğru olanı kim konuşur?
Doğruyu ve doğruya en yakını tespit etmek ne işimize yarar?
Doğru bir temel üstüne inşa edeceğimiz bilgi hazinesi neyimize yetmez?
Doğruyu nasıl buluruz?
Kaynaklardan korkar olduk. Kaynağa gidememe, gitmeyi gereksiz görme hastalığına yakalandık çoğumuz.
İnsanlara ve topluluklara yalan yanlış bilgilerle saldırır, zarar verir olduk. Benliğimiz ya da içinde bulunduğumuz ideolojik gruplar buna müsaade ediyor olabilir.
Peki inançlarımız ya da bilim buna izin veriyor mu?
Bilim, istatistiki veriler üstünden farklı materyalleri ve metodları kullanarak yüzlerce yıllık bir tezi bile kolayca tartışmaya açabiliyor. Üstelik tezin savunucusunun kimliği ile zerre kadar ilgilenmiyor.
Peki inançlarımız ne diyor?
Bir haber aldığınızda onun doğruluğunu araştırın ki bilmeden bir kişiye ya da topluluğa zarar vermeyesiniz (Bknz: Hucurat Suresi Ayet:6) diyen bir kanun koyuyor önümüze.
Gördüğünüz gibi boş konuşmanın ne dinimizde ne de bilimde yeri var.
Araştırın diyor. Bilgiyi teyit edin diyor. Karşılaştırma yapın diyor.
Biz ne yapıyoruz? Kuran’sız Müslüman,
Nutuk’suz Atatürk’çü, ülküsüz milliyetçi, davasız devrimci… oluyoruz!
Aslında olduğumuzu iddia ettiğimiz şeyleri bile olamıyoruz.
Bunun farkına varabilmek için yine kaynağa gitmemiz gerekiyor. Ve biz yine başa dönüyoruz
Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…