Karşılaşmanın özeti!

Abone Ol

Rakip; Denizli.

Hava; yağmurlu, bulutlu, güneşli.

Hakem; hem cesur hem acemi, nabza göre şerbetçi.

Zemin; içi kalaylı dışı vay vaylı. Dışarıdan bakınca yeşil, içine girince rezil…

Taraftar; az, öz, inanmış ama inandığını bulamamış!

Başkan; önce beyefendi sonra külhanbeyi.

İrfan Buz; hareketli, bilgili, sinerjili ancak bu şehre çok acemi.

İrfan Başaran; boyu kısa, tekniği uzun, mücadelesi cansiperane, golü şahane…

2 - 1 kaybettiğimiz Denizli maçının özeti bu. Daha fazla yazıp ne sizin canınızı sıkmaya ne de kendi işimi uzatmaya niyetim yok ama hani bir laf var ya; ‘söylesem olmaz, söylemesem gönül durmaz’ diye, o misali durum.

***

Mutlak kazanılması gereken bir maçı, son 15 dakikanın dışında oldukça lakayt bir şekilde oynadık. Giresun’ u mağlup eden oyuncular gitmiş yerlerine 2.Lig Beyaz gruptaki Yeni Malatyaspor gelmiş sanki.

***

Türkiye’deki teknik adamların, 15. Yüzyılda keşfedilen Amerika’ yı yeniden keşfetme sevdası bir türlü bitmiyor maalesef. Top tekniği, dar alan çabukluğu, hava hâkimiyeti ve sırtı dönük oynama özelliği olmayan Akpabio’ yu hala forvette deneyen İrfan Buz’u anlamak için galiba 5 dil bilmek lazım.

***

Sevsek de sevmesek de formda da olsa formsuz da olsa bu takımın forveti İskender Alın’dır. İskender pozisyona girip kaçırıyor, yedek kalıyor, Akpabio pozisyona daha giremiyor forvet oynuyor. Bunun izahı var mı? Akpabio; klasik güçlü, boş alanda hızlı siyahî oyuncu. Bu adamı çizgiye koymak daha verimli yoksa iki stoperin arasına hapsetmek mi?

***

İrfan hoca; “Sinerji, motivasyon, stres, pozitif enerji, İngiliz ata sözleri” dedi, sahaya çıkardığı takım taraftar protesto edene kadar gol pozisyonuna dahi giremedi. Demek ki tribündeki taraftar hocadan daha etkili. Onlar ıslıklayınca son 15 dakikada 3 pozisyon bulduk hem de 10 kişiyle.

***

Sağda-solda yabancıların oynatılma zorunluluğu var deniliyordu, gülüp geçiyordum ‘öyle sözleşme mi olur’ diye. İki haftayı tek bir şut ile kapatan Alex Dos Santos’un, rakibi karşılamak için ayakları topa yetmeyen Azubuıke’nin dokunulmazlığı var çözemedim. İrfan Başaran gibi ileri top taşıyan, adam eksilten, dar alanda etkili bir hücum oyuncusu nasıl ilk 11’ e giremez şu kadroda.

***

Tüm bunlara rağmen mağlubiyeti hocaya ya da tercihlerine bağlamıyorum. Çünkü bizim gücümüz bu. Oyuncularımız kapasite olarak ancak Yeni Malatyaspor seviyesindeki takımları yenebilirler. O da o gün sahada her şeyi eksiksiz, doğru yapabilirlerse. Bunun dışında bu takımın başına Alex Ferguson’u da getirsen olmaz.

***

Malatyalılar Adil Gevrek’i, samimi, saf, dürüst ve beyefendi olduğu için bu kadar çok sevdi, bağrına bastı. Ama başkan maalesef bu çizgisinin dışına çıkıyor. Tribün büyük başkan deyince, çok kibar bir şekilde ayağa kalkıp taraftarı selamlayan o naif ruhlu adama, maçın gözlemcisinin temsilcisinin üzerine yürümek ne kadar yakıştı bilemiyorum.

***

Maçın ardından soyuma odasında 4.hakeme hakaret edip, akıllarınca Adil Gevrek’e şirinlik yapanlar da vardı. Eğer bu kulüp 1 lira ya da en ufak bir uyarı cezası alsın. İşte o zaman iki elim yakanızda olacak. Hem bu şehre 5 kuruş faydanız olmayacak hem de Malatyaspor’a zarar vereceksiniz haa!!!