Tam rahatladık şehit yok, terör saldırısı yok ülkede huzur var derken bir gün içerisinde iki kara haber aldık.
Urfa Suruç'da yapılan bombalı saldırıda 31 kişi, 31 genç hayatını kaybetti. Daha onların şokunu atlatmadan PKK saldırısında 1 askerimiz şehit oldu.
Kobani'ye giden 31 genç bombalı saldırıda öldükten hemen sonra her zamanki gibi sosyal medyada herkes atıp tutmaya başladı. Ölenler Kürttü, Aleviydi falan filan bir sürü saçmalık…
Farzedelimki ölenler evet Kürttü; ne değişir? Sonuçta feci şekilde can verdiler. Üstelik amaçları kimseye zarar vermek değilken. Adıyaman'da şehit düşen askerin acısına ne demeli? Terör geri mi geldi? Yine cevapsız sorular, faili meçhul olaylar, karmakarışık açıklamalar ve kaybolan canlar…
Suruç'taki saldırıyla Madımak Oteli'nde çıkan yangının arasında bence hiçbir fark yok. Hiçbir şekilde anlayamayacağımız hesaplar uğruna heba olan insanlar hepside.
Ölenin Kürt, Sünni, Alevi, Türk, AK Partili, HDP'li yada CHP'li olmasının peşine düşmüşüz millet olarak. Ne acı ama. Herşeyi hallettik, bitirdik, çözdük Adli Tıp Kurumu çalışanları gibi ceset üzerinden din, ırk tahlili yapmaya başladık. Bu da yetmedi giden canlar üstünden siyaset yapılmaya başlandı. Vah ki vah halimiz içler acısı.
En temkinli olmamız gereken, birlik, dirlik olmamız gereken zamanda hâlâ birbirimizi itip kalkıyoruz. Biz hiç akıllanmıyoruz. Sadece terörü lanetliyoruz yada sosyal medya üzerinden ahkam kesiyoruz ama birbirimizi kollamayı hiç beceremiyoruz.
Hem BUSABAH GAZETESİ adına hem de şahsım adına hem 31 kişiye hem de şehit askerimize baş sağlığı, acılı ailelerine de sabır diliyorum. Herkesi, hepimizi sağduyulu olmaya davet ediyorum. Vicdan, merhamet ve akıl fikir diliyorum.
Aynı çatı altında Allah'ın huzurunda yaşadığımızı unutmazsak sorunun büyük bir kısmını çözmüş olacağız heralde.