Kamp izlenimlerim…

Abone Ol

Gelecek sezon, nasıl bir Malatyaspor izleyeceğimiz konusunda ipuçları elde etmek ve okurlarımızın en doğru, en yeni ve en güncel haberleri verme sorumluluğumuzdan dolayı Bolu Gerede’deki kamp çalışmalarını ziyaret ettim.

Bu tarz sezon öncesi kampları takip etmek hem zor hem de çok önemlidir. Futbol takımıyla ilgili ilk bilgileri, kendi kurumumuzun farkıyla size yansıtmak bizim için şerefli bir görev. Takımın çift idman temposuna ayak uydurmak da hiç kolay bir iş değil. Oyuncularla aynı saatte başlıyorsunuz güne ama aynı saatte dinlenemiyorsunuz.

Saha ve otelde röportajlar, yeni transferler ve idman takiplerinin yanı sıra bir de bunları sıcağı sıcağına Malatya kamuoyuyla paylaşma telaşı var ki sormayın gitsin. Onlar otelde dinlenirken, gece yarılarına kadar haber metinleri yazıp, internet üzerinden foto ve video yükleme işleri hakikaten zor ve sabır isteyen bir durum. Tam biraz uyuyayım dediğiniz anda sabah çalışmasına sadece 3 saat kaldığını görüyorsunuz. Kısacası kamp takip etmek belki buralara yemeye içmeye gelenler için eğlence ama işinin hakkıyla yapanlar için zor bir görev.

Malatyaspor’un denenmeye gelen oyuncuların çokluğundan dolayı çok da istenilen düzeyde verimli bir ilk etap geçirdiğini söyleyemeyiz. Gerçekçi olmak gerekirse ilk etap daha çok toplanma yeri gibi oldu özellikle de bir haftalık bölüm. Yücel Hoca’nın, Ali Ravcı’nın bu durumdan doğal olarak rahatsız olduklarını gördüm.

Antrenman sahasında 8 denenmeye gelen oyuncunun yanına bizim alt yapıdan alınan gençleri koyunca yeşil zemin kreşe döndü. Kendi evlatlarımızın bu şansları güzel bir şey ama dışarıdan gelenlerin kim tarafından, nasıl geldikleri sorgulamalı. Bunun yanında iç transferde anlaşılan oyuncu sayısının çoğunlukta olması büyük bir avantaj sağlamış durumda. Takımın iç dengeleri adına dışarıdan gelenler hemen o asıl iskelet kadronun çalışmasına, davranışlarına adapte olmuş.

Mba, Azad, Kamil ve Kemal kalitelerini belli etmeye başladılar. 32’yi bulan antrenman sayısı içersinde kalabalık da olsa hepsi zaman zaman yeteneklerini gösterecek hareketler sergiliyor. Burada en çok dikkatimi çeken ise Yücel İldiz’in idmanlarda şu ana kadar her hangi bir oyu şablonu üzerinde durmaması. Bunu eleştiri diye söylemiyorum sadece bir tespit. Büyük ihtimalle hoca, denenmeye gelip gidenlerden sonra ve birkaç transferin daha katılımıyla kafasındakileri sahaya yansıtmaya başlayacak.

Genel olarak; kamptaki izlenimlerim, yapılan transferler ve adı geçen oyuncular bana sistemin 4-2-3-1’e doğru gittiği bilgisini veriyor. Geçtiğimiz Yıl Mustafa Uğur tarafından da benimsenen bu oyun tarzı yine değişmeyecek gibi. Bunun dışındakileri bekleyip göreceğiz. Eğer takımdaşlık ruhunu 2. etapta yakalayabilirsek iyi bir Malatyaspor izleyebiliriz. Aksi halde bazı şeylerin zorlaşacağını söylemek için müneccim olmaya gerek yok!