Galiba geçen haftaydı, AK Parti Malatya milletvekili Hakan Kahtalı’nın bir bülteni tüm basına yansımıştı.
Sadece spotu vereceğim.
Aynen şunları demiş:
“Malatya’nın en önemli gelir kaynaklarından biri olan ve nüfusun yüzde 60’ını ilgilendiren kayısının hak ettiği noktada olması için atılacak her adımın takipçisi olacağım.”
Bu açıklamayı yeni seçilen MHP milletvekili Mehmet Fendoğlu yapsa anlarım.
Ama bu tür bir açıklamayı Kahtalı yapamaz!
Belki milletvekilliğine yeni seçildiniz ama “yeni” değilsiniz.
Ayrıca Allah aşkına “Takipçisi olacağım” ne demek?
Bu görevi gazetecilere bırakın sizler proje üreten veya üretilen projenin icrası için uğraşan ve Malatya menfaatini “takipçi” olarak değil icracı olarak o koltuklara seçildiniz.
Kayısını durumu ortada…
Bülteninizden de anlaşıldığı üzere pek iyi durumda değiliz.
Ama TARSİM’in verdiği pirimler üzerinden olumlu hava yaratmak bana anlamsız geliyor.
TARSİM güzel bir kurum ve her çiftçimizin aslında ürününü sigortalatması lazım.
Ürününü sigortalatan çiftçi hasar olduğunda desteğini alıyor zaten.
Peki soruyorum sizlere…
Malatya’da kayısı ile ilgili gözle görülür ne yaptınız?
Halay gibi diyeceğim yanlış olacak, bir ileri üç geri diyeceğim yine yetmeyecek.
Bir ileri beş geri diyeceğim, “eh işte” diyecek çiftçilerimiz ama beğenmeyecek yine…
Son yirmi yılda gözle görülen tek gelişme bana göre tahta kasadan plastik kasaya geçişimizdir!
Bu kadar!
Tüm milletvekillerine sesleniyorum:
Önce kayısıyı bilin ve çiftçinin sıkıntılarını öğrenin…
Ondan sonrası gelir…
BİRAZ BİLGİ VERELİM
Mesela kaç yıldır adına “mevsimlik” dedikleri bir “işçi” problemi var.
Çiftçiler işi bilmeyen işçilere günlük 50 ile 60 lira ödedi.
Malatya merkezden günü birlik getirilen işçilere ise 80 lira ödedi.
Bu rakamlara dahi “işçi” bulunamıyor.
Eskiden işi bilen ve Adıyaman’dan gelen işçilerin gelme oranı yüzde 60 azalmış son beş yılda.
Her şirkete ve kuruma destek veren İŞKUR’un bir desteği olamaz mı?
Hakan Kahtalı’nın dediği gibi “Dünyada kayısı denildiği zaman Malatya akla geliyor, çok kıymetli bir ürün…” olan kayısıya İŞKUR tarafından işçi maliyeti için destek verilemez mi?
Ben bilmem vekillerim bilir!
Neyse…
Bilin diye söylüyorum…
Kuru kayısının fiyatı bundan on beş yıl önce şu şekildeydi.
Bir günlük işçi maliyenin yarısıydı.
İşçilik günlük 9 lira iken kuru kayısı fiyatı 4 lira civarındaydı.
Bugün ise işçilik ortalama 70 lira bandında ama bir kilo kuru kayısı 8 lira bandında…
Fotoğraflarda güzel gözüküyor kayısı ama 15 yılda mazot kaç kat arttı, gübre kaç kat arttı, elektrik kaç kat arttı, ilaçlama kaç kat arttı, biliyor musunuz?
Bahçesini suladığı için harcanan elektriğin maliyetini veremeyen ve icralık olan kaç çiftçimiz var, biliyor musunuz?
Bu soruları dördüncü dönemini geçiren Öznur Çalık da cevaplayabilir.Üç-beş ihracatçıya kayısıyı bırakmayın!
Kayısıya yön verin ve inanın kayısı ile ilgili sağlam bir özeleştiri yapın. Meclis’te kayısı dağıtmakla kayısıya yön verilmez!
Bir ay sonra okullar açılacak ve çiftçiler çocukları için alışveriş yapacaklar.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da eylül ayında gözle görülür bir kayısı fiyatı düşüşü yaşanacak…
Bilin diye söylüyorum çünkü bilmiyorsunuz!
Her yıl aynı terane yaşanıyor ve kimse dur demiyor!
Belirli aylarda mesela “bağlantı aylarında” kayısı fiyatları durup dururken düşer ve Allah’ın bir vekili buna ses çıkartmaz. Veli Ağbaba da dâhil!
Niye?
Bilmiyorlar.
Bilin diye söylüyorum, kayısı fotoğraflarda güzel gözükür. Bi yere giderken yanında rahatlıkla götürürsün hem de övünerek…
Ama o kayısı hediyelik hale gelirken nasıl şekillenir?
Yine bilin diye söylüyorum;
Kışla caddesinde 25 lira kayısı…
Kışla’dan 10 km. kuzeye doğru veya güneye, doğuya doğru veya batıya giderseniz 8 liraya bulabilirsiniz Sayın çok kıymetli vekillerim. Hem hediyelik götürürken zarar etmiş olmazsınız!