Eğer takvim yaprakları 20 Haziran ile 20 Temmuz arasını gösteri-yorsa Malatya’da her yıl hiç sektirmeksizin aynı şey konuşulur.
Çay ocağında, kuyumcuda, televizyonda, berberde, belediyede, resmi dairelerde her yerde konu aynıdır.
“Ne kadar kayısınız oldu, başında mı sattınız, gün kurusu mu yaptınız, patik bitti mi, işçiler iyi çalıştı mı…” muhabbet uzar gider.
Ancak bu yıl görüyorum ki her yıl aynı döngüde olduğu gibi bir kayısı bir de Malatyaspor konuşuluyor.
Konuşuluyor konuşulmasına ama tıpkı kayısı gibi çaresizce. Biz Malatyalılar olarak; Dünyanın en iyi kayısısını üretiriz, sonra şire pazarında satarız, sonra esnafımız onu işler hediyelik olarak raflarını süsler, sonra ihracatçımız yurt dışına götürür, ülkeye döviz girdisi sağlar.
Ve biz Malatyalılar olarak, her yıl çiftçisinden ihracatçısına kadar kayısının para etmediğini söyler, hak ettiği değeri görmediğini konuşuruz.
Malını bin bir zahmetle pazara getirip 10 liraya satan çiftçi de şikayet eder bu durumdan, onu yurtdışına 35 liraya satan ihracatçı da.
Eleştiririz bu durumu… Vekillerimiz, siyasetçilerimiz, yerel yöneticilerimiz, oda başkanlarımız, esnafımız, üreticimiz herkes konuşur.
Konuşur ama hiçbir şey de değişmez bu memlekette.
Her yıl ürün pazara geldi mi aynı döngü başlar, sonuç da değişmez.
Yeni Malatyaspor ile konun ne alakası var diyenlere sabırları için teşekkür ediyorum.
Tam da burada kayısının kaderi Yeni Malatyaspor ile birleşiyor çünkü.
Yeni Malatyaspor 2 şampiyonluk yaşadı, tribünleri dolmadı.
Geçen yıl lig ikinciliğine kadar yükseldi, tribünleri dolmadı.
UEFA Avrupa Ligi’ne katılım sağladı, tribünleri dolmadı ve şimdi UEFA maçına çıkacak satılan bilet kombinelerle birlikte 10 bini zor bulmuş.
Ama şehre çıkıp gezdiğiniz zaman herkes, transferden yönetimine, futbolcusundan taktiğine kadar Malatyaspor ile yakından ilgili, spor otoriteleri kadar bilgili.
Yeni Malatyaspor, dile kolay yarın futbolda ülkemizi Avrupa’da temsil edecek.
Elin Denizlilisi, Tekirdağlısı, Vanlısı, Uşaklısı, Sinoplusu, Elazığlısı dahi Türkiye’yi temsil ettiği için Malatyaspor’u tutacak.
Ama bizim şehrimiz, maç A Spor’dan canlı yayınlandığı için burnunun dibindeki maçı televizyondan izleyecek.
Tribünlerin boş kalması, yorumcuların Malatya şehrindeki futbola ilgisizliğe sallaması, şehrimizin ülkemiz içindeki o güzel itibarı kimin umurunda.
Onun için şehrimiz Malatya bana şunu öğretti:
Eğer bu memleket bir şeyi çok konuşuyorsa bilin ki o işten hiç bir hayır gelmeyecek.
Herkes konuşacak, kısır döngü devam edecek.
Çünkü Malatya’da eleştirenlerle sorun çıkaranlar aynı kişiler!
Tıpkı kayısının para etmemesine neden olan ve aynı zamanda bu durumu eleştiren kodaman iş adamları gibi…
Tıpkı hem en ufak bir boşlukta Yeni Malatyaspor’u eleştirip, hem de maça gitmeyenler gibi…