Kader maçları!

Abone Ol

Türkiye çok kritik bir seçim sürecini geride bıraktı dün. Ortaya çıkan yeni tablonun ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, birliğine ve dirliğine, huzur, güven ve istikrar getirmesini dileyerek, hayırlı olsun temennilerinde bulunuyorum.

*

1 Kasım Genel Seçimler dolayısıyla malumunuz üzere tüm ligler geçtiğimiz hafta içi oynandı. Yeni Malatyaspor açısından en karamsar haftaydı diyebilirim. Giresun ve Kayseri Erciyes’in kazanıp bizim kaybetmemiz ligde kalma savaşının hiçte kolay olmayacağını gösterdi.

*

Yeni Malatyaspor Kulübü’nde sezon başından beri suçlanacak, eleştirilecek çok hatalar yapıldı. Bu hatalar aslında geçen yıl da yapılmıştı. Futbolda başarı, her şeyi örttüğü için birçoğu medya ve kamuoyu tarafından hasıraltı edildi. Ama şimdi takım kötü gidince her şey kabak gibi gün yüzüne çıktı.

*

Adil Gevrek’in kulübü kendi yakınlarıyla yönetme isteği gayet doğal. Ama futbolda duygusallığa yer yok. Zaten bu aralar başkanla ilgili bazı şeyler duydukça şok oluyorum. Bu takıma 5 tane; ülkeye, PTT Ligine, hatta Adil Abiye göre futbola yabancı dayayan menajer Ersin ile ilişkisini gözden geçirmek yerine hala ona sahip çıkması gerçekten şaşırtıcı.

*

Bu yabancıların 6 aydır izlendiğini söylüyorlar. O halde demek ki bunları izleyenler ya burun delikleriyle baktılar ya da sırf almak için aldılar. Veya bu yabancıları izleyenler futboldan anlamıyor. Yabancıların fiyasko çıktığı çok net bir şekilde ortada. Elazığ’da Cleyton, Adana Demir’de Pote, Denizli’de Martines, Alanya’da Ayite, Gaziantep’te Nemanja yabancı transferi ise bizimkiler ne?

*

Alt yapıda U21’in maçlarını izliyorum, yanımdakilere soruyorum: ‘Şu çocuk kim, bu kim, sağdaki nerden geldi, hangisi transfer, bu niye oynamıyor’ diye. Aldığım cevaplar resmen şok. Başkanın halı sahada top oynadığı, 92 doğumlu birini gönderdiğini söyleyenler bile var. Abartmadan yazıyorum, neredeyse 25 kişilik kadronun 3’te 1’i birilerinin adamı.

*

Allah Murat Uçkun ve yanındaki antrenörlere yardım etsin. Yeni Malatyaspor alt yapısı değil sanki toplama kampı. Her yerden birileri var. Yahu Allah aşkına 92 doğumlu adamın U21’de ne işi var? Peki ya ‘şunu oynatma bunu oynat’ direktiflerine ne demeli… Alt yapıdaki yöneticinin orayı bireysel egolarına göre yönettirip, yanındaki acar muhabirlere yazılar yazdırarak kendi birkaç cebindeki antrenöre yer açma girişimlerini gülerek izliyorum. Elhamdülillah daha biz ölmedik bu memlekette. Bu işleri bu kadar ucuz mu sandınız ha?

*

Siz o etiket için peşinden koştuğunuz alt yapılarda biz yıllarca top oynadık, maç yönettik! Öyle kolay mı üç kuruşa beş köfte? Bunu yapan insanların, 18-19 yaşındaki pırıl pırıl, gencecik, hayalleri olan çocuklarına ve onların futbola olan sevgilerine duyduğum saygıdan dolayı isim vermiyorum!

*

Kulüpte tamamen birçok şey arap saçına döndü. Vallaha siz ne düşünürsünüz bilmem ama ben bu gidişatı hiç iyi görmüyorum. Adil Gevrek ve iyi niyetinin önüne geçen bazı art niyetli işler dönmeye başladı. Bunlardan belki başkanın haberi var belki yok, onu bilmiyorum. Bunları takım kötü gitti diye de yazmıyorum.

*

Önümüzdeki Urfa ve K.Erciyes maçları yönetimin kader maçları olacak. Şu aşamada ne İrfan Buz ne de oyuncuların suçlanacak durumu yok!

Kadroyu, hocaları, yabancıları, sezon başında planlamaları kim yaptı?

-Yönetim

Kimse kusura bakmayacak, futbolda başarıda omuz üstüne çıkıyorsan, başarısızlıkta da hesabı ödemeyi bileceksin!