24 Haziran Cumartesi günü İyi Parti bir kurultay gerçekleştirdi. Kurultaya İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener tek aday olarak seçime girdi.
Kurultay istifalar ve Meral Akşener’in sert mesajları gölgesinde tamamlandı. Millet ittifakı içinde seçimlere giren İyi Parti bir yıl önceki oy hedefinden çok uzak bir netice alarak seçimlerde büyük bir mağlubiyet yaşadı.
Seçim öncesi masadan ayrılarak 3 gün sonra tekrar masaya dönmek zorunda kalan Meral Akşener bu psikolojinin intikamının Kurultaya taşıyarak ‘’hesaplaşma’’ konusu üzerinde konuşmasını kurguladı.
Listesinden bir çok A takımını çıkaran Meral Hanım ‘’Hesap vereceğim hesap vereceksiniz’’ diyerek parti içi bir tartışmaya doğru götürecek gibi bir tavır içinde..
Nedir Meral Hanımın pişmanlıkları;
Transfer Milletvekilliği büyük bir hataydı.
Açık dile getirmese de CHP ve HDP ile yol yürümek,
2019 Belediye seçimlerinde birkaç ilçeye razı olmak,
HDP’nin taleplerine kulak tıkaması,
Milliyetçi bir parti iddiasında olmasına karşın buna zıt ideolojiye sahip olanlarla aynı ittifak içinde olması,
Kurultayda pişmanlıklarını dışa vuran Meral Hanım aslında parti içi bir hesaplaşma ister gibi yaparken İttifak içi bir hesaplaşmaya işaret eder gibi bir izlenim içindeydi.
“Hesap vereceksiniz, hesap vereceğim” söylemlerini vurgularken ruh hali hiç te bir genel başkana yakışır bir psikoloji değildi.
Meral Hanım bir hayal peşinde birçok şeyi içine sindirdi. Bu hayaller yok olunca “kızım sana söylüyorum; gelinim sen anla” misali yaptı. Parti içine sert yaparak aslında İttifak ortaklarına da bir mesaj vermek istemiş olabilir.
Meral Hanım Millet İttifakına bir sevda uğruna razı oldu: Başbakan olmak. Yoksa asla böyle bir yola girmezdi kanısındayım.
Meral Akşener bir mesaj vermek istedi ama bu mesajı asla kurultayda dile gelmeyecek bir ruh haliyle vurguladı.
Meral hanım büyük bir ikilem içinde konuşma yaptı. Neydi bu ikilem. Transfer milletvekilleri için CHP için ‘’minnettarım’’ demişti. Geldiği noktada ‘’en büyük pişmanlığım’’ dedi.
Böyle bir ikilem içinde kurultay konuşmasını gerçekleştirdi. Devamında “biz kuyruk olduk’”dedi.
Liderlerin konuşmaları asla yıkıcı bir konuşma olmamalı, şartlar ne olursa olsun liderler hep pozitif olmalı…
Lider çok düşünüp az konuşan olmalı…Liderler bugün attıkları adımların yarın nereye evrileceğini hesap etmeliler böyle bir hesap yoksa sonuç onlar için kaçınılmaz olacaktır.
Meral Hanım siyasi hamlelerinde hep ikilem içine giriyor. Önce olması gerekeni yapıp masayı terk ediyor. Terör bağlantılı söylemleri sebep göstererek.
3 gün sonra hayatının en büyük hatasını yaptı bence… masaya dönerek...
‘’Kuyruk siyaseti’’ söylemi hiç etik görülmedi.
Kemal Kılıçdaroğlu Meral Hanıma karşı gayet olumlu ve mütevazi oldu. Buna karşılık Meral Hanım kuyruk oldu demesi ikilem içinde olduğunu gösterdi.
Meral Akşener Kurultay konuşmasını geleceğe yönelik bir projeksiyonunun olmadığını göstermiş oldu.
Masaya seçim torbası ile gelmesi, hakaret edercesine konuşması, kurucu kurmaylarını devre dışı bırakması olsa olsa Genel Başkanlık koltuğunu sağlana alma gayreti olabilir.
CHP’ye yüklenerek Cumhur İttifakına bir mesaj içinde olmuş olabilir.
Gelelim İmamoğlu ile “başlıyoruz” sevincine orada Kemal Beye bir tuzak kurmak istediler bu tuzağı Kemal Bey bastırdı. Meral Hanım İmamoğlu CHP içinde istediğini alamazsa bu sefer İmamoğlu ile bir ittifak içine girebilir.
!5 Milletvekilli transferinde hata yaptığını söyleyen Meral Hanım’ın Kemal Beye yüklenmesi vefasızlıktır.
Kurultayda ki, mimik ve hareketlerine bakılırsa Meral Hanım oy kaybının faturasını partililere ve CHP’ye yüklemek istedi. Muhalefette halka inme sorunlarına şahitlik ettik. Kemal Bey grup toplantısında partilileri kapı dışarı etti. Meral Hanım da Kurultay da partililere kapıyı gösterdi.
Bu demokrasi anlayışı Türkiye modeli muhalefet anlayışıdır.
Kim ses verirse ona kapı gösterilecek.
Kendileri hata yapar fatura partililere çıkarılıyor.
Bütün olanlara bakıldığında Meral Akşener vaziyeti kurtaramamıştır. Sadece kendi koltuğunu kurtarmıştır.
CHP’ye yüklenerek ya CHP den birkaç Büyükşehir Belediyesi, olmadı Cumhur İttifakına göz kırpmaktır.
Mesele bu bence…