İŞİMİ SEVMİYORUM!

Abone Ol

“Pazarlama” dediğimiz kavramın sürekli gelişmesiyle yeni yeni kurallar hayatımıza girmiştir. 2000’lerden önceki pazarlama mantığı çok çok değişti. Müşteri dediğimiz yani “tüketici” diye adlandırdığımız insanların isteklerine göre pazarlama şekillendi. Müşteriye dayalı olmayan şirketler batmaya mahkûmdur. Her gün kapanan iş yerlerini görüyoruz maalesef.

Dünyada “dürüst pazarlama” diye bir olgu vardır. Müşteriyi kandırmadan, müşterinin isteklerine göre şirketini şekillendirmek artık bilinen bir olgudur. Yani, içeriden dışarıya göre şekillenmek yerine, dışarıdan içeriye göre hesap yapmak mantığı hâkimdir bu yüzyılda. İçeriye “şirket”, dışarıya “müşteri” diyoruz.

Bu olgu ile beraber iş hayatımıza “verimlilik” diye adlandırılan bir kavram artık yerleşmiştir. İşveren her zaman çalıştırdığı insanlardan “verimli” olmasını bekler. “Devletin malı deniz, yemeyen keriz” mantığı maalesef bu memleketin baş belası olmuştur. Zaten “liberal mantık” denilen olay bu mantığı çökertmek için ortaya çıkmıştır. Devletlerin yaptığı çoğu özelleştirmelerin temelinde bu mantık vardır.

Türk Telekom satıldıktan bir yıl sonra, bir önceki yıla göre kârı 2,5 kat artmıştı. Çünkü Devlet Baba’nın kollarında çalışan bir işçinin/memurun verimliliğine bakılmazdı. Malatya’da Sümerbank’da emekli olan biriyle gidin muhabbet edin ve sorular sorun… İşgücünden ve verimlilikten söz etmek safça olur.

İşsizlik rakamlarının sürekli arttığı bir yüzyılda yaşıyoruz artık. Bu “işsizlik” ile beraber işinden memnun olmayan insanların çokluğu da maalesef kayda değerdir. İşte Modern Pazarlama dediğimiz olayın temelinde “İşini seven işçi veya işini sevdirten patron” mantığı vardır.

Elamanonline.net şirketi 11.350 kişi ile bir anket yapmış. Rakamlar gerçekten korkutucu… Ankete katılanların yüzde 72’si işini değiştirmeyi düşünüyormuş. Yüzde 16’sı işini sevdiğini ve yüzde 12’si ise, işini sevmediğini ama değiştirmeyi düşünmediğini söylüyormuş.

Yüzde 84’ü işini sevmiyor yani…

İşini sevmeyen birinden “verimlilik” bekleyen şirketler birer birer çöküyor ve sonunda iflas bayrağı çekiyorlar.

VERİMLİLİK = KÂRLILIK

KÂRLILIK = BÜYÜMEK

Yani bir şirketin büyümesi, bünyesinde çalıştırdığı insanların “memnuniyetine” bağlıdır. İşini sevmeyen insanların bulunduğu şirket ne kâr eder ne de büyüyebilir!

Mutlu insanlardan işgücü çıkar, mutlu insanlardan yeni fikirler çıkar, mutlu insanlardan dolayı bir iş yeri şekillenir.

SALI KÖŞESİ ÇALIŞANIN KÖŞESİ

Bundan sonra her Salı günü bu köşede “pazarlama, iş dünyası” ile ilgili yazılar yazacağım. Salı günleri bu köşede “işçi hakları” ile ilgili bir bölüm yapacağım. Bu köşede yayımlanmasını istediğiniz bir olayı bir haksızlığı bana mail veya Twitter adresimden ulaşarak gönderebilirsiniz. Burada isimler üzerinden değil de, kavramlar üzerinden sizin hakkınızı aramaya çalışacağım. İstediğiniz her olayı bana gönderebilirsiniz