İş yapanlar, şov yapanlar

Siyasetin sadece sosyal medya beğenilerinden, meclis kürsüsünde atılan hararetli nutuklardan ve kameralar karşısında sergilenen şovlardan ibaret sanıldığı tuhaf bir çağda yaşıyoruz. Oysa bu toprakların siyasi hafızası; gürültü yapmadan iz bırakan, popülizme sapmadan bir şehrin kaderini değiştiren dev çınarlarla doludur. Tıpkı 1923’ten 1950’ye kadar tam 27 yıl boyunca TBMM’de aralıksız olarak Malatya’yı temsil eden Mahmut Nedim Zabcı gibi...

Abone Ol

Tarihin tozlu sayfalarından çıkıp önümüze gelen Mahmut Nedim Bey’in çeyrek asırlık parlamento serüveni, bugün sadece geçmişe ait bir vesika değil; aynı zamanda Malatya’nın mevcut CHP milletvekillerine ve bugünün muhalefet tarzına tutulmuş sert bir aynadır. Bir tarafta saati yirmi dört dilime bölen tarihi komisyonun sözcülüğünü yapacak kadar vizyoner bir devlet adamı, diğer tarafta ise dijital çağın tüm imkanlarına rağmen kalıcı bir eser üretmekten uzak kalan bugünün temsilcileri...

Gelin, bu çarpıcı tezatı biraz daha yakından inceleyelim.

Mahmut Nedim Bey’in 27 yıllık parlamento hayatındaki en sarsıcı detay, meclis başkanlığına tek bir soru önergesi bile vermemiş olmasıdır. İlk bakışta bir "pasiflik" gibi görünen bu durum, aslında Erken Cumhuriyet döneminin o yapıcı, sonuç odaklı siyaset tarzının bir göstergesiydi. Zabcı, meclis arşivlerini kağıt yığınına çeviren soru önergeleriyle vakit kaybetmiyordu. Doğrudan kanun teklifleri veriyor, komisyonlarda dirsek çürütüyor ve memleketin sosyal inkılaplarının yasalaşma sürecinde bizzat mutfakta yer alıyordu. Kendi dönemindeki Malatya vekilleri arasında en çok kanun teklifi veren lider isimdi.

Peki ya bugün? Bugünün CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve modern dönemin siyaset tarzına baktığımızda tamamen tersi bir tabloyla karşılaşıyoruz. Ulusal kanallarda yüksek perdeden konuşmalar, sosyal medya hesaplarında milyonluk izlenmeler alan hararetli meclis tartışmaları, her köşe başında bir basın açıklaması... Kürsü performansı derseniz var, polemik derseniz zirvede. Ancak bu gürültünün ardında Malatya’nın yapısal sorunlarına dokunan, şehrin geleceğini inşa eden kaç tane kalıcı kanun teklifi, kaç tane köklü reform var? Mazinin siyaseti "iş yapıp susma" sanatıydı; bugünün siyaseti ise maalesef "şov yapıp icraatı gölgeleme" yarışına döndü.

Mahmut Nedim Zabcı’nın siyasi kariyerini taçlandıran en asil duruşu, şüphesiz Ankara ve İstanbul’da eğitim gören Malatyalı üniversite öğrencilerine kol kanat germesiydi. Kurucusu olduğu "Okumuşu Çoğaltma ve Okuyanı Koruma Cemiyeti" vasıtasıyla, o dönemin yokluk Türkiye’sinde çocukların barınma ve yurt sorununu çözmüştü. Bu öyle bir gönül bağı kurmuştu ki, 1950 yılında o üniversite gençliği memleketteki akrabalarına 4 sayfalık bir vefa beyannamesi yayınlayarak meclisteki hamilerini sonuna kadar savunmuştu.

Bugüne dönelim... Özellikle 2023 depreminin ardından yıkılan, binlerce öğrencisini dışarıya göç veren, üniversite gençliği barınma ve gelecek kaygısıyla kavrulan bir Malatya var karşımızda. Bugünün milletvekilleri de öğrencileri dilinden düşürmüyor, yurt sorunlarını kürsülerde bağırarak dile getiriyor. Ancak sormak lazım: Hangi siyasi figürümüz bugün parti rozetini bir kenara bırakıp, tıpkı Mahmut Nedim Bey gibi somut bir vakıf, kalıcı bir cemiyet veya öğrencilerin elinden tutacak sürdürülebilir bir dayanışma ağı kurabildi? Kameralar kapandığında, tweetler atılıp bittiğinde, o öğrencilerin derdiyle baş başa kaldığı gerçeği değişmiyor. Siyaset, sorunları sadece bağıra bağıra "tespit etme" yeri değil, o sorunları sessizce "çözme" makamıdır.

Mahmut Nedim Zabcı’yı İsmet İnönü’den sonra Malatya’nın en uzun süre meclisteki temsilcisi yapan güç, sadece tek parti yönetiminin sunduğu bir lütuf değildi. Arkasında sarsılmaz bir askeri disiplin, inkılaplara sadakat ve en önemlisi Malatya halkı ile kurduğu organik bağ vardı.

Bugün de uzun süreli milletvekillikleri görüyoruz; ancak bu istikrarlar halkın gönlündeki sarsılmaz yerlerinden ziyade, parti içi dengeler, genel merkez koridorlarındaki kulisler ve delege hesapları üzerinden yürütülüyor. Seçmen ile vekil arasındaki mesafe açıldıkça, meclisteki ses sadece bir "muhalefet etme" ezberine dönüşüyor.

Netice olarak; geçmişin meclis tutanakları, bugünün CHP'li vekillerine şu soruyu sorma hakkını bize veriyor: Yıllar sonra birileri bugünün Malatya siyasetini arşivlerden incelediğinde; geriye popülist tartışmalar ve sosyal medya videolarından başka, günü 24 saate bölen o vizyon gibi kalıcı ne bırakmış olacaksınız?

Malatya’nın artık meclis kürsüsünde sadece bağıran seslere değil; Mahmut Nedim Bey gibi vizyoner, eğitimin kalbine dokunan ve şehre kalıcı eserler bırakan o eski "meclis çınarlarının" kurucu aklına ihtiyacı var.