Yeni Malatyaspor teknik sorumlusu aslında buydu.
Haddini bilen, takım oyununu iyi oynatan, en önemlisi beraber başarılı olduğu yol arkadaşları ile daha neleri başaracağının hesabını bilen bir profilden uzaklaşmıştı. Ligin ikinci yarısı başlayınca bir anda kendisini başarılı kılan ne varsa unutuverdi. Ta ki ardı ardına darbeler gelinceye kadar.
Peki, ne oldu da geri dönüş yaşandı?
Taşlar yerli yerine oturunca haddini bilen bir oyun anlayışı ile tekrar aynı ivme yakalandığı gibi adaletli olmanın da karşılığı kendiliğinde gelmiş oldu. Özellikle savunmamız başta kaleci Vedat olmak üzere hiçbir pozisyonda rakibe boş alan vermedi. Orta sahada Azubuke ve Ali Sakal bitmek bilmeyen enerjileri ve savaşmaları ile alınan galibiyet en çok onların hakkıydı.
Mba süper oynarken ona asist yapan Ramazan ve Osman Fırat beraber arkalı önlü iyi oynayabildiklerini hem teknik kadroya hem de tüm taraftara göstermiş oldular. Guido Koçer ve Umut Nayir oynadıkça takıma gelecekte daha da katkı yapacaklar mesajı verdiler. Özelikle final paslarında biraz daha az hata yapmış olsak sanırım daha da faklı skor olabilirdi. Yeni Malatyaspor son alınan iki galibiyet ile hem taraftarı ile barışmış oldu hem de öz güven adına çok önemli bir hamle yaptı.
Şimdiden gelecek sezon planlaması yapılmalı ve transfer stratejisi daha akılcı ve takıma oyuncu almaktan ziyade faydalı ve katkı yapan oyuncular seçilmeli. Sarı karta gören Azubuke’nin oyundan alınması doğru tercih ancak oyundan alındıktan sonra savunmamızın ne kadar zor duruma düştüğü gözden kaçmamalı. Son yapılan İrfan ve Hüseyin Kar hamlesi takıma pozitif katkı yaparken, kenar müdahalelerinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuş oldu.