Ramazan ayını güzel bir şekilde geçirdiğimiz şu günlerde bazı şikâyetler kulağıma çalınıyor.
Hiçbir yeri arayıp konuyu teyit ettirmediğim için emin değilim ancak duyduğuma göre, Malatya’nın gezilip görülen, zaman geçirilen bazı yerlerinde Ramazan ayı dolayısı ile mekânlar iftara kadar kapatılıyormuş. Belediyelerin mekânlarından bahsediyorum.
Durum böyle olunca soluklanacak bir yer kalmıyormuş. Ve tabii yemek, su gibi ihtiyaçlar da giderilemiyormuş.
Belki diyeceksiniz ki, “Ne olmuş canım, herkes oruç zaten.”
Öyle değil işte.
Bir defa küçük çocuklar oruç tutamıyor. Yaşlılar bazen tutamıyor. Bazı hastaların da oruç tutmadığını biliyoruz. Yazık değil mi bu insanlara?
Ayrıca inançları farklı olduğu için oruç tutmayan insanlar da var. E tabii Malatya’ya gelen turistler de var. Umarım kendimi düzgün anlatabilmişimdir.
Bazı şeyleri geniş kapsamlı düşünmek lazım. Ama sanıyorum ki mekânların kapalı olmasının nedeni kâr ve zarar odaklı. Tabii kapalıysa...
Sonuçta belediyenin zararı milletin zararıdır. Belki de uzun süre kimse gidilmediği için mekânlar iftara kadar kapalıdır.
Benim amacım, herkesi düşünerek hareket edilmesi gerektiğini ifade etmektir.