Hoș geldin futbol

Abone Ol

Futbolda yeni sezon önceki hafta resmen başladı.

Mayıs 2020 tarihine kadar 7’den 70’e berberi, kasabı, emeklisi, memuru, taksi şoförü, çaycısı herkes tuttuğu takımın teknik ve taktik direktörlüğünü yapacak.

Transferden, kadro dizilişine, futbolcunun verdiği pastan kalecinin yediği hatalı gole, yönetimlerin vizyonsuzluklarından Avrupa futboluna kadar her türlü açıklamayı yapmayı kendimize yetki kabul edeceğiz.

Önemli olan şeyin keyif almak olduğunu unutup, yaklaşık 10 ay boyunca Türkiye’de futbolun kendisinden çok felsefesini, matematiğini konuşup duracağız…

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir’in dediği gibi “

“Ne kadar çok futbol konuşur ne kadar az tartışırsak bu oyunu o kadar çok sevdirir, ilgiyi artırırız.”

Bu vesileyle, futbolu anlamlandırmaya çalışmak yerine hayatı anlamlandırarak futbolu yaşamanız dileğiyle yeni sezon Malatyaspor’umuza hayırlı olsun.

KAPLANIN İLK HAFTA BAŞARISI

Yeni Malatyaspor, Süper Lig geleneğini bozmadı ve sezona bu yıl da 3 gollü galibiyetle başlangıç yaptı.

2016-2017 sezonundan bu yana sarı-kırmızılı takımımız mücadele ettiği liglerde sezona 3 gollü galibiyetlerle giriş yaptı.

Aradan geçen zamanda fotoğrafın geneline bakıldığında kaplanların başarı grafiğinin yukarı yönlü seyrettiğini görüyoruz.

Şüphesiz bu başarılı grafiğin arkasında bir sürü mühendis var. Yönetim, teknik heyet, yerel yöne timler, futbolcular, taraftar…

Yönetim uyguladığı yol haritasıyla ve şehrin tamamının desteğiyle iki sezon önce kendisini bir şekilde Süper Lig’e atmayı başardı.

Aradan geçen zamanda fikir ayrılıkları yaşanan teknik heyetlerle ve futbolcularla yollar ayrıldı. Ama gemi rotasından şaşmadı.

Camia olarak bizler ne kadar çok bir birimize sahip çıkarsak rotamızdan bizi kimseler çıkaramayacak.

Sportif başarıların ardının kesilmemesini istiyorsak, bir elin beş parmağının ne bir fazla ne bir eksik olmaması gerekiyor.

Şehir takımına, kulüp taraftarına sahip çıkmalı.

STADYUMUN EKSİKLERİ!

Taraftardan gelen şikayetler mümkün olduğunca da dikkate alınmalı. Stada ulaşım kolaylaştırılmalı.

Müsabaka sonlarında stat kapılarındaki yığılmanın önüne geçilmeli.

Büfelerde, lavabolarda yeteri düzeyde suların bulunmadığı yönde gelen birçok mesaja yönetim duyarsız kalıyor.

Gece maçlarında stat çevresinde bulunan aydınlatma direklerinin yetersiz ışıklandırma yaptığını duymaya başlıyoruz.

Maalesef bunları hala konuşuyor hala yazıyoruz.

Stat bölgesindeki eksiklerin tamamlanması için neler yapılması gerektiğini eminim yönetim çok daha iyi biliyor.

Artık halının altına süpürülecek, bu sorunların göz ardı edilemeyecek büyük bir problem olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim.

Benden söylemesi.