Derin hesaplar yapılıyor ülkemiz üzerine.
“Dostlar” dediklerimiz yapıyor bunu.
İçeriden bizimkiler dışarıdan onlarınkilerin hesabı hep aynı.
Erdoğanlı Türkiye’yi çökertmek.
Nasıl olursa olsun bunu başarmak.
Savaşı bile göze alıyorlar.
Yunanistan’ın iki de bir Hindi gibi kabarmasının sebebi bundan.
CHP’li eski vekil vede danışman ne diyor?
“Türkiye’nin Mavi Vatan adıyla denizlerde yayılmacı, istilacı durumunda olması” diyor devam ediyor…
Buyurun buradan yakın.
Biz den yana mı “Dostlarından” yana mı bunu diyor kendisi bilir?
Dostluk mesajı değil bu.
Yoksa “Dostlara” mı bu destek?
Öbürüne bakıyorsun liyakat sahibi makam sahibi unvan sahibi bir zat kalkıyor:
“O.Kavala ve S.Demirtaş serbest bırakılmalı“diyor.
Buyurun…
İçeriden yana olanlar yok, hep dışarıdan yanalar!
Hesaplar “Dostlara” göre yapılınca işler sarpa sarıyor.
Sarpa sarmak içeriye göre, dışarıya göre değil.
Hani atalarımız demişler ya” Hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmaz“diye.
Bir şeyler olacak gibi.
Uzak bir tarihte değil bu olacaklar, yakın tarihte gibi.
Tırmanma şeridinde koşanlar bayağı işi azdırıyorlar.
Aslında korkuyorlar.
Çünkü Erdoğan ile Türkiye’nin askeri sahada aldığı, terör olaylarında aldığı başarı ve silahlanma ile savaş tecrübesi bize düşmanlık besleyen herkesi ürkütüyor ve korkutuyor.
Eski Türkiye olsaydı çoktan tepemize binmişlerdi.
Bunlara birde Kılıçdaroğlu’nun HDP’ye sürekli karanfil uzatması ile başlayan medya üzerinden konuşmalara HDP’nin “Muhatabınız İmralı” demesi işleri oldukça çıkmaza sokuyor.
Kılıçdaroğlu bir o yana bir bu yana vuruyor.
Bilerek veya bilmeyerek terörün siyasi ayağına pas atması ile HDP’ye çalım atması bir başka belirsizlik.
Bir şeyler oluyor iki bin yirmi üçe gelmeye yakın…
Hayrımıza olmasını dileriz ancak “dostlar” rahat durmuyorlar!
Erdoğan faktörü herkesi anormal derecede hem keskin sirke yapıyor hem Hindi misali kabartıyor…