Hile de Yapamadık

Pazar günü Akademik Lisansüstü Eğitim Sınavı (ALES) vardı.

Abone Ol

Pazar günü Akademik Lisansüstü Eğitim Sınavı (ALES) vardı.

Dişimizdeki dolgulara kadar baktılar sınav salonunun girişinde.

Devletin memuruna ne diyelim?

Görevlerini yapıyorlar.

Aslında polis yerine aramaları ultrason, röntgen, emar ve tomografi cihazları ile doktorlara yaptırmalılar.

Polisimizi yormasınlar.

Tüm aramalara rağmen kolumdaki dikiş izlerinden hiç şüphelenmediler. Oysa yara tazeydi.

Koluma ameliyatla bir telsiz sistemi yerleştirmiş olabilirdim.

Dışarıda annem Fetih Süresi okuyordu. Babam da dua ediyordu sınavdan yüksek bir puan alabilmem için.

Telsizin diğer iki ucunda arkadaşlarım vardı. Biri Türkçe, diğeri matematik öğretmeni. İkisi de bekar. Kız arkadaşları da yok. Aptal kafam! Bunun, kurduğum bütün sistemi mahvedeceğini hiç düşünemedim.

Sınav başladı.

Çözebildiğim soruları çözdüm. Çözemediklerimi kolumdaki yaraya fısıldamaya başladım. Kazma herifler! Ben bildiğim soruları çözerken kendilerine ihtiyacım kalmadığını düşünmüşler. Telsizleri anne ve babamın yanına bırakıp iki tane kızın peşine gitmişler.

Ben anlatım bozukluğu diyorum. Telsizden Fetih Suresini okuyan annemin sesi geliyor.

Hız problemi diyorum. Babam Allah “Allah Allah” diye zikire başlamış.

İstediğim puanı yine alamayacağım.

Arkadaşlarım kazmalık yapınca Barış Manço’nun “kazma” şarkısı geldi aklıma sınavın sonunda.

İnsanın bir kere ters gitmesin işi,

Muhallebi yerken kırılır dişi.

Böyledir hayat.

Kurulan her türlü tuzağı, hileyi, şikeyi bozan bir güç hep var olacak.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…