Şampiyonluğu garantileyen Yeni Malatyaspor’da farklı hesabı olanlar daha maçlar bitmeden karışık duygularını dışa yansıtmaları, kamuoyu ile paylaşmaları şimdiden kafaları karıştırmaya başladı. Yeni Malatyaspor’un mimarı ve her dönemde birinci derecede takıma destek olan onursal başkan Ahmet Çakır’ı yok saymak kendini inkar etmektir.
Sayın başkanın ulusal bir televizyona Boluspor müsabakası sonrası bağlanmasından rahatsız olan malum yönetici sanırım kendi düşüncelerinden ziyade bulunduğu yönetimin duygu ve düşüncelerini kamuoyuna yansıtmıştır ki açıkçası ne demek istediğini süreç içerisinde daha açık ve seçik anlamaya çalışacağız.
Takım şampiyon olmuş, tabi ki bu ilin hamisi ve onursal başkanı Ahmet Çakır’ın aranması ve kendisi ile canlı bağlantı yapılması gayet normal olmalı. Tabi ki bu takımın bir başkanı ve yönetimi var onların bu şampiyonlukta payları büyük. Ancak küçük olsun benim olsun anlayışında olmaları açıkçası beni hem tedirgin etmiştir hem de farklı düşüncelere sevk etmiştir.
Yani şunu mu demek istedi sayın yönetici “Artık biz Süper Lig’deyiz belediye başkanına ihtiyacımız yok zaten kulübün gelirleri çok” demenin hesabı yapılıyorsa gaflete düşerler. Şayet Ahmet Çakır kulübün üzerinden desteğini çekerse Efsane Malatyaspor’un durumundan farklı bir durum olmaz. Herkes haddini bilecek ve ne konuştuğuna dikkat edecek. Hak edilmiş ve büyük mücadele sonunda kavuşulan şampiyonluğu dolu dolu yaşamadan polemik yaşamak veya yaşatmak gerçekten içine sindirilmemiş bir kıskançlıktan başka bir şey değil.
Teknik direktör İrfan Buz ve oyuncu Sadık Çiftpınar’ın Boluspor müsabakası sonrası yaptıkları açıklama gerçekten tasvip edilecek cinsten değil. Takım şampiyon olmuş ne gerek var polemik yaratmaya. Bandırmaspor müsabakası sonrasında birkaç genç taraftarın yaptığı fevri hareketi tüm taraftara mal etmek etik bir yaklaşım değil. Ancak Sadık Çiftpınar’ın özür açıklaması doğru bir yaklaşım. Belediye başkanın başında beri oluşturulan takıma verilen desteği görmemezlikten gelenlere son bir sözüm var. Baba evladına bağ bağışlamış, evlat bir salkım üzümü çok görmüş. Sorumlulara hatırlatırım...