HERKES KENDİ İŞİNE BAKSIN
Kendi işinize bakın.
Neden başkalarının işine burnunuzu sokuyorsunuz ki?
Eczane terlik satıyor!
Olacak şey mi bu?
İnsan sağlığıyla ilgi tıbbi malzeme olsa hadi neyse diyeceğiz.
Gerçi hemen onunda cevabı hazır:
“Efendim biz ortopedik olan terlik satıyoruz”
Oh oh, ne iyi ne iyi.
Marketler televizyon, sandalye, çorap satıyor.
Çorapla kalsalar iyi, kadın erkek, çoluk çocuk herkese uygun iç çamaşırları satıyorlar.
Onlarla da kalsalar!
Mobilya, pratik yatak, koltuk, çamaşır asacağı bile satıyorlar.
Mübarekler gıda marketi değil sanki kırk ambarlar, her şeyi satıyorlar.
Kimin ne iş yaptığı belli olmaz oldu.
Herkes herkesin işine karışmış durumda.
Ayakkabıcı bakıyorsunuz dükkânının önünde tezgâh açmış elma satıyor.
Telefon satan mağazalar bir de bakıyorsunuz tost makinesi, bilendir, mikser, televizyon, elektrik süpürgesi vs. satıyor.
Hem de taksitle.
Elektronik eşya satanlar müşteri beklerken onlar harıl harıl elektronik eşya satıyorlar.
Kimsenin işine karışmak gibi olmasın ama herkes herkesin işine burnunu sokmuş, karıştırıyor.
Bizler, sadece bankaların ihtiyaç sahiplerine kredi verdiklerini sanıyoruz değil mi?
Öyle değil işte.
Şimdi kalkın gidin, ünlü telefon şirketine bir televizyon beğenin…
O televizyonunun değeri kadar paraya ihtiyacınız olduğunu söyleyin onlar size hemen
belli bir faiz uygulayarak o televizyon parası kadar parayı yani kredi alma ihtiyacınızı karşılıyor, veriyorlar.
Tıpkı bankalara gibi…
Demek ki neymiş?
Telefoncular sadece telefon satmıyorlarmış!
Tıpkı eczanelerin sadece ilaç satmadıkları gibi…
Veya marketlerin sadece gıda ürünü satmadıkları gibi.
Herkes herkesin işine burnunu sokmuş para kazanma peşinde.