Ülke olarak son 1 yılı sanki 1000 yılın özeti gibi geçirdik.
Zaman zaman terör saldırıları, şehit haberleri, seçimler, dış politikadaki hareketlilik, Suriye meselesi ve son olarak da fiili darbe teşebbüsü...
Meydanlar hala sıcak insanlar hala teyakkuzda.
Durum böyle olunca bizim gibi spor konuşan ve yazanların da kolu kanadı her yerinden kırılıyor.
Futbolu yorumlamak, spor haberi yapmak bana; ‘değirmen sele gitmiş sen şakşağını arıyorsun’ hissi veriyor.
Onun için her şeyin normale döndüğü, tankların şehir ortasında yürümediği, içimizdeki ve dışımızdaki hainlerin ifşa edildiği, devletimizin tüm gücüyle ve enerjisiyle yeniden büyük Türkiye yürüyüşüne devam ettiği günleri beklemek, sanırım futbolu konuşmak için daha doğru bir zamanlama olacak.
Tabi bu süreçte özellikle Yeni Malatyaspor adına her biri bir sezonu götürebilecek gelişmeler oldu.
Hepsi arada kaynayıp gitti.
Takımın transferde izlediği yine şu meşhur, bilindik gelişi güzel anlayış, İrfan Buz’un 2. Malatya döneminin daha sancılı başlayışı, oluşturulan yeni yönetimin ne kadar güçlü oluşu ve neye göre seçilişi, kulübün borçlandırma yetkisinin verilmesi, alt yapıda yaşananların orada çalışan birkaç antrenöre mal edilmeye çalışılması gibi birçok manşet, yoğun gündem arasında kaybolup gitti.
Ama tüm bunların hepsini tek tek yazıp, yine bazılarının ipliklerini pazara çıkarmak boynumun borcu olacak.
Bakanımız Sayın Bülent Tüfenkci’nin kongrede ‘Şampiyonluk bu yıl gelsin’ çıkışı, Malatyaspor’da hedefi kesinleştirmiştir.
Adil Gevrek ve İrfan Buz’un şu saatten sonra en ufak bir mazeretleri ya da maniple edecekleri bir şey kalmadı. Sezon başladığında sadece 5 haftalık sabır testim olacak. Eğer 5 hafta sonundan Yeni Malatyaspor ilk 3’ün içinde değilse kimse kusura bakmayacak.
‘Vay efendim Sivas takımını bozmadı, Göztepe şu kadar milyon para harcadı, Eskişehir’i şu destekliyor, Urfa’nın bakanı var, oyuncumuzu çaldılar, istediğim oyuncuyu almadılar, takımı ben kurmadım’ gibi bahanelere karnımız tok bilesiniz!
Başkan ve hocanın tek çıkar yolu var o da saha sonuçları.
Transfer bitmeden, lig başlamadan biz uyarımızı yapalım.
Sıra size de gelecek!
BAL’da yer alacak Yeşilyurtspor ve İnönü Üniversitesi ile ilgili genişçe yazılarımı da en kısa zamanda göreceksiniz. Yeşilyurt Beledyespor’da bilerek anlaşılmayıp, İnönü Üniversitesi’ne paslanan oyuncuları, yakıt, not, burs gibi vaatlerle ikna edilip takım içindeki diğer oyunculara nasıl ihanet edildiğini isim isim yazdığımda, benim nazarımda kartondan antrenörler, hocalar piyasada nasıl gezecek hep beraber göreceğiz.
‘Kurt’ puslu havayı sevebilir ama hangi ‘pınar’ olursa olsun sular bulanmadan durulmazmış! Sakın ha ülkenin yoğun gündemi arasında sizlerin neler yaptığını gözden kaçırdığımı sanmayasınız. Rektör değiştiğinde, sezon başladığında, ülke tam huzura kavuştuğunda, maskeleriniz de bir bir düşecek.
Yeni dönemde sadece futbolu değil, sporla uğraşanların akademik kariyerleri de bundan böyle gündemimde olacak.
Etrafındaki üç-beş maşayla kendini bu güzelim camiaya ‘mal’ etmeye çalışan elin koyun ve keçi bakıcıları, hiç boşuna uğraşmayın bu millet de bu devlet de sizlerin ne ‘MAL’ olduğunu çok iyi biliyor!