Yaşanan deprem felaketlerinin ardından özellikle Malatya’da her köşe başında, trafikte karşımıza çıkan dilencilere bir çözüm yok mu?
Geçtiğimiz Şubat ayında yaşanan depremlerden sonra sayısı gittikçe artan ve her yaşta çocukların dilenmesi artık canlara tak etti. Yoğun akan trafiğin ortasına atlayıp adeta canlarını hiçe sayan bu insanlara artık bir çözüm bulunmalı yoksa sonu gelmeyecek.
Depremlerden sonra gün geçtikçe sayısı artan her köşe başında karşımıza çıkan ve vatandaşlarımızın duygularını suiistimal edenlere çözüm getirilmediği sürece bu sorun daha da büyüyecek ve belki de farklı boyutlara çıkacak. Her gün televizyon kanallarında, sosyal medyada görüyoruz; kaçırılmadan, cana kast etmeye, gasptan daha birçok şeye tenezzül edebilecek potansiyeldeler. Kimin nasıl insanlar olduğunu bilemeyiz tabi ama küçücük çocuk eğer oyun oynaması gereken yaşta sokaklarda, trafiğin ortasında dileniyorsa bunun arkasında muhakkak bir art niyet vardır. Bazı insanlar tanıdım bir dilim ekmeğe muhtaç, çöplerden ekmek topluyorlar ama ne kendisi dileniyor ne de küçücük çocuğunu dilendiriyor. Ben de öyle aynı durumda olsam asla çocuklarımı dışarıya dilenmeye hele ki trafiğin ortasında dilenmeye göndermem.
Dediğim gibi bir insan eğer küçücük bir çocuğu, oyun oynaması gereken sokaklara dilenci olarak gönderebiliyorsa bu muhtaçlık değil organize bir şeydir. Malatyalı yetkililerimizden istediğimiz özellikle Çevre Yolu’nda dilenen ve şehrin işlek, kalabalık noktalarında dilenen ya da dilendirilen çocuklara bir el atmaları. Bunun önüne muhakkak geçilmesi gerekir.