Her deplasman İzmir olsa…

Abone Ol

Yeni Malatyaspor ikinci İzmir deplasmanından da 3 puanla döndü. Altınordu’ dan sonra Karşıyaka’yı da ligin 15. haftasında dış sahada yenerek, 20 puana ulaştı.

Haftalar önce takım zor durumda iken hesaplar yapıyorduk. İlk yarıyı 17-18 puanda bitirebilirsek, ikinci yarıda 5-6 kaliteli oyuncu alıp ligde bu şekilde kalabiliriz diyerek, bunları hem konuşuyor zaman zaman da yazıya döküyordum. Şimdi ilk yarının bitmesine iki hafta kala(bir içeri, bir dışarı) 20 puan toplamış bir takım olarak rahatlamış görülüyoruz.

Kazandığı 20 puanın 14’ünü dışarı da toplayan takımımız bu anlamda deplasman takımı hüviyetine bürünmüştür. Son olarak kazandığımız bu müsabaka ile takımımız rahatlamış, kalan 2 maç da alacağımız bir 3 puan ile devreye girerek böylece de düşme tehlikesi anlamın da 2015-2016 sezonunun sıkıntısız olacağı belirginleşmiştir. Bunları konuşmak ne kadar erken olsa bile PTT liginin geçen sezonlara göre zayıf olması, takımların istikrarsız sonuçlar alması bu şekilde bir öngörüyü ortaya koymamızı gerektiriyor.

Ne olursa olsun bu yazdıklarım Yeni Malatyaspor’un ikinci yarı için transfer yapacağı gereksimini göz ardı edemez. İsim ayırt etmeden 5 yabancının takıma katkısının çok düşük bir seviyede olduğu görülerek gerekirse hepsinden vazgeçilebilir. Diğer yabancılarla bizim yabancıların takımlara katkılarını kıyaslamak her halde Murat 131, Şahin ile Mercedes’i kıyaslamak gibi bir şey olsa gerek. Fazla abarttıysam da kusura bakmayın, ligde ki maçları seyredip kızgınlığımdan böyle yazıyorum. Diğer yerli oyuncular içerisinde ise bekleneni veremeyen, fazla oynamayan, oynadığında yeterli performans sergilemeyen ve de bildiğiniz gibi sıkıntılı diyebileceğimiz kadro dışı kalmış futbolcular bulunmaktadır. Mali anlamda sıkıntılı ve zor günler geçiren yönetim, doğru işler yapıp gidecek ve alınacak oyuncular orantısını iyi ayarlayıp takımı bu sene rahat bir şekilde lig de bırakacak ortamı sağlarsa hedefe ulaşılmış olur. Bu gerçekleşirse, hepimiz mutlu olur ve bir sonraki sezona daha umutlu, hedefini değiştiren takım olarak girebiliriz.

Karşıyaka maçına gelirsek; İsim olarak baktığımızda ligin güçlü ve ilk 3-4 de olması beklenen rakibin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar sahaya büyük ölçüde yansımıştı. Galibiyetimizi küçümsemeden, rakip Karşıyaka’ nın futbolcuları isimleriyle sahada ki görüntüleri arasındaki fark inanılmazdı. Karşılaşmanın çok kaliteli geçtiğini söyleyemeyiz. İki takımın da pas yüzdesi oldukça düşüktü. Yeni Malatyaspor’un galibiyetinde Sadık, Ramazan, Ali Sakal ve İrfan Başaran önemli rol oynadılar. Sadık’ ın savunmada ki varlığı takıma güven veriyor. Oynadığı istikrarlı futbol her geçen hafta artarak devam ediyor. Ramazan bu sezon belki de en başarılı futbolunu Karşıyaka maçında oynadı. Defans bloğundaki sakinliği, kademe anlayışı ve dengeli olarak hücuma çıkışı alkışa değerdi. Ali Sakal sahanın her bölgesinde gelen rakip ataklara çok iyi kademe yaparak takımını rahatlattı. İrfan Başaran attığı penaltı ile(Çek- Panenka penaltısı)kendine olan özgüvenin tavan yaptığını gösterdi. Riskli bulanlar olsa da gol olduktan sonra her halde helal olsun demek gerekir. Attığı gol bir tarafa konulsa bile, bitmez tükenmez enerjisi ile sahanın her yerinde gördüğümüz İrfan Başaran sahanın yıldızıydı.

Galibiyette ön plana çıkan oyuncular olduğu kadar, sahada varlığı ile yokluğu arasında fark bulunmayan futbolcular da vardı. On birde başlayan Musa Sinan ve Alex yokları oynadılar. Mba hatalarını koşarak kapatmaya çalışırken, uzun süredir forma şansı bulamayan Hüseyin Kar mücadele ederek eksiğini gidermeye çalıştı. Kemal var olanı sahaya dökmeye çalışırken, oyuna sanradan dahil olan Aydın Çetin’ in eksik de olsa iyi niyetinden zerre kadar şüphemiz hiçbir zaman olmadı. Şimdi herkesi iyi-kötü-yetersiz futboluyla bir tarafa bırakıp, Akpabıo’ yu başka yere bırakalım. Maça dahil olduktan sonra, sabote edip, bilerek oynamıyor görüntüsüyle teknik adamların binde bir yapılabileceği bir davranışı İrfan hocaya yaptıran Akpabıo’ ya ne diyelim. Maça direk başlayabilirdi diye düşünüp, 1-0’ dan sonra hızı ve kuvvetiyle faydalı olur, ilk oyuncu değişikliğini onunla yapabilirdik diye hayıflanıp ve de İrfan hocaya serzenişte bulunduğum için de üzgünüm. Futbolcu pas hatası yapar, gol kaçırır, kendi kalesine gol atar, anlık oyundan ihraç olabilir lakin, saha içerisinde kolay kolay kimse Akpabıo gibi yapmaz. Oyuncunun ne sıkıntısı olursa olsun, iş forma giyip sahaya çıkmaya gelirse her şeyin unutulması gerekir. Ya adam gibi sahaya çıkarsın ya da bırakıp gidersin. Size göre kulüp bulunsa da Yeni Malatyaspor’a göre de futbolcu çok bulunur.

Yazımın sonunu deplasmanda galip gelip 3 puan alsak da önemli bir eksikliği dile getirip öyle bitireyim dedim. Galibiyet gölünden sonra özelliklede ikinci yarıda Karşıyaka’ nın takım halinde oyundan düştüğü ve artık risk aldığı zamanlarda, takımımızın farkı arttıracak pozisyonlara girmesi, goller atması gerekirdi, maalesef bunu yapamadık. Aydın’ ın çıkarıp İrfan’la kaçırdığımız pozisyon haricinde tehlike yaratamadık. Tabi yukarıda yazdığımız bazı oyucularımızın kötü futbolu buna en büyük etkendi.

Rakibi bozacak, oyundan düşürecek şekilde oynarsak Samsunspor takımını yenebiliriz. Adana Demir bizi yendi, evinde alttan ikinci Erciyes’e yenildi. Demek istediğim; ligde her türlü sonuçlar alınabiliyor, yeter ki nasıl kazanabileceğimizi görüp, ona uygun şekilde sahada oynayalım.