İnanın bana ne gereksiz; ne de cevaplaması sandığınız kadar kolay bir soru değil. En azından oldukça karışık diyebilirim. Zira avukat veya bir adliye personeli değilseniz sizin için cevaplanması zor bir soru olduğunu düşünüyorum. Daha neler, o kadarda değil, ben nerde olduğunu biliyorum, diyorsanız; ben de şimdiden size yanıldığınızı söyleyebilirim.
Hadi bu derdin, kederin içinde kafanızı bir de bunun için daha fazla meşgul etmeden bazı seçenekler sunup sizlere yardımcı olayım. Direk cevabı da verebilirim ama bu durumda yazım muhtemelen yayınlanma amacına ulaşamayacağı gibi, siz de farkında bile olmadan önemli bir bilgiyi hemencecik edinmiş olacak ve belki de başka bir yazıyı ya da haberi okumaya geçmiş bile olacaksınız. Neyse şimdi konuyu fazla dağıtmadan elimizdeki seçeneklerimize bir göz atalım,
-Adliye, MATİM binasında- diyenleriniz çoğunluktadır diye düşünüyorum,
Ya da - Eski adliye binasının tam karşısında da gördüm. Diyenleri de duyar gibi oluyorum.
Muhtemelen TUİK binasında gördüğüne yemin edebilecekler de vardır aranızda?
Gümrük ve Ticaret İl Müdürlüğü binası diyenler ya!
Sayısı çok olmasa da eski İbni Sina Sağlık Meslek Lisesi binası diye mırıldayanlarınız da var sanki
Eski Kubilay Lisesi de yok mu? diyenleriniz
MATİM ile ilgili duyumları da doğru kabul edersek cevaplarınız bunlardan herhangi birini içeriyorsa rahat olun çünkü üzülerek söylemeliyim ki yine de doğru cevabı vermiş oldunuz. Evet, maalesef adliyeniz şu an en az beş parçaya bölünmüş durumda. Hemen hastane gibi değerlendirip tüm ek binaların aynı mahkeme ve birimlere sahip olduğunu düşünüp ne güzel yetkililerimiz şehrin her yerine bir adliye binası kurmuşlar seç beğen istediğine git diye düşünmeyin. Durum düşündüğünüzden birazcık farklı; maalesef her birisi farklı bir yargı merciini barındırıyor. Yani her birinde farklı mahkeme ve birimler var. Hemen fırsattan istifade ederek işinizin düşeceği muhtemel mahkemenin yerini bu yazıdan yani benden öğrenebileceğiniz gibi hayallere de kapılmayın. Çünkü bunu cevaplamak benim için bile kolay olmayabilir. Zira biz avukatlar dahi bazen aradığımız mahkeme ya da birimin yerini avukatların yer aldığı watsapp gruplarından öğrenmek durumunda kalabiliyoruz. Ha bu arada saydığım seçeneklerin dışında Malatya’mızın başka bir köşesinde de bir adliye ek binası gördüğünü iddia eden varsa lütfen bu yazımı referans alıp, onu da yalancılıkla suçlamayın. Çünkü ben sadece bildiklerimi saymış bulundum, dolayısıyla başkaca adliye ek binalarının varlığı beni de hiç şaşırtmayacaktır.
Şaka bir yana adliyemizin bu durumu trajikomik bir durum olduğu kadar da şehrimiz açısından bir ayıbı da gözler önüne sermektedir. Yaşanan deprem nedeniyle ne denli mağdur olduğumuz ve bu mağduriyeti telafi etmek için adli mercilere daha çok ihtiyaç duyduğunuz bu dönemde adliyenin tam olarak yerini dahi bilememek hak arayışı açısından çıktığınız bu yolculukta birde adliyenin yerini aramak zorunda bırakacak sizi. Bu nedenle tavsiyem işinizi sakın son güne bırakmamanız olacak. Çünkü o anda son derece kıymetli olacak zamanınızı başvuracağınız mahkemeyi aramakla geçirmek zorunda kalabilir, hatta zamanında gerçekleştiremeyeceğiniz işlemler nedeniyle hak kaybına dahi uğrayabilirsiniz. Hele de Özellikle Akçadağ yolu üzerinde bulunan adliye ek binalarına ulaşmak için harcayacağınız zaman ve ulaşım giderleri de cabası tabi. Özellikle aracı olmayan vatandaşın çekeceği çileyi düşünün lütfen. Eğer bir avukat ya da adliye personeli tanıdığınız bulunmuyorsa o sıkışık zaman diliminde şansınızın yaver gitmesi için dua etmek zorunda kalacağınızdan emin olabilirsiniz.
Ama hiç kuşkusuz bu gidişle yani adliye ek binalarının bu denli dağınık bir yapıda olması nedeniyle yaşayacağınız en büyük sorunlardan biri davanızı takip için vekil kıldığınız avukatınızın bazı duruşmalara yetişememesi nedeniyle belki de dava dosyanızın daha geç bir tarihte sonuçlanması olacaktır. Dolayısıyla adliyenin bu dağınık yapısı sizi sandığınızdan çok daha fazla etkileyebilir. Zira duruşmaların genelde sabah saatlerinde yani birbirine yakın saatlerde gerçekleşmesi, ışınlanma teknolojisinin henüz hayatımıza girememiş olması, avukatınızın birden fazla parçaya bölünememesi ve tüm bu imkânsızlıklara karşın adliyeler arasında ciddi mesafelerin olması bu sonucu hemen hemen kaçınılmaz kılacaktır. İnanın bana o kaçınılmaz durum vuku bulduğunda avukatınıza yönelik muhtemel sitemlerin yarısını bugün siyasi parti temsilcilerine yöneltirseniz bu sorunun çözümüne ciddi katkı sunmuş olur, bu sebeple mağdur olmazsınız.
Gelelim sadede yani, bu yazıyı yazmamın amacına.
Naçizane sizin dikkatinizi bu konuya çekmek suretiyle Malatya Barosu’nun oluşturmaya çalıştığı kamuoyuna bir katkı sunmak istiyorum. Ancak kabul etmeliyiz ki gelinen aşamada maalesef başta milletvekili olan karar verici konumundaki yetkililerin bu konuya duyarsız kalması sizin desteğiniz olmaksızın bu konunun çözümünü neredeyse olanaksız kılmış durumda. Çünkü siyasilerimiz açısından en büyük baskı unsuru sizler, daha doğrusu kıymetli oylarınızdır. Zira ülkemizde seçimlerin nelere kadir olduğunu, benzer sorunların çözülmesi konusundaki inanılmaz kerametini hepimiz biliyoruz. Özellikle bu gibi ihtiyaçların karşılanması çoğunlukla seçimlerden önce elde edilen siyasi vaatlerle mümkün olmaktadır. Evet, deprem nedeniyle başta barınma ve işyerlerimizin inşa edilmesi gibi daha birçok önemli sorunumuz var, bunu kabul ediyorum ama bununla birlikte hepimiz için önem arz eden bir adalet sarayına da ihtiyacımız var. Buna ilişkin somut vaatleri özellikle şehrimizin yeniden inşasının konuşulduğu bu dönemde ve dahası yerel seçimlerden önce siyasilerden duymak için çaba sarf etmeliyiz. Bazı yetkililerimiz her zamanki pişkinlikle bu durumu deprem nedeniyle ortaya çıkan imkansızlıklara bağlayabilirler ama maalesef kazın ayağı hiç de böyle değil. Yani depremden önce de adliyemizin en az üç parça olduğunu, dolayısıyla depremden önce de benzer bir durumda olduğumuzu söyleyebilirim. Hali hazırda bu konu da Malatya Barosu başkanı sayın Onur Demez ve Yönetim Kurulu üyeleri başta olmak üzere Malatya Barosu’nun büyük uğraşları söz konusu. Gerek sosyal medyada Malatya’mızın bu yöndeki eksikliğini duyurmak için ortaya koyduğu çabalar, gerek basın yayın kuruluşlarına yapılan ziyaretler ve gerekse de konunun paydaşlarına gerçekleştirdiği ziyaretler kamuoyu oluşturmaya çalışarak, yetkililerin karar almasını sağlamak suretiyle Malatya’ya layık olan bir adliye binasını kazandırmaya çalışmaktan başka bir amaç taşımamaktadır. Umarım bu durumun Malatya’mız açısından ne denli önemli olduğunun sizlerde farkında olur ve yerel seçimlerin arifesinde sizlerden oy istemeye gelen siyasi parti temsilcilerine adliye binamızın ne zaman inşa edileceği veya adliye binası eksikliğimiz hakkında ne gibi çözüm önerileri olduğuna yönelik sorular yöneltip bu konudaki hassasiyetinizi ve beklenti içinde olduğunuzu açık bir şekilde ortaya koyarsınız. Eğer bu konuyu yeterince önemser ve bu durumu ne denli önemsediğimizi de siyasilere hissettirebilirsek Malatya’mızı bu ayıptan kurtarır ve layık olduğu adliye sarayına bir an önce kavuşturabiliriz.
Malatya Barosu’nun bu konudaki çalışmalarına destek vermeniz dileğiyle, Sağlıcakla kalın!