Hele bir kazanalım…

Abone Ol

Alima Yeni Malatyaspor için bugün farklı bir maç olacak. Sahadaki oyuncudan tribündeki taraftara kadar, malzemecisinden ekrandaki izleyicisine kadar herkes; ‘acaba galip gelirsek play off olur mu’ diyecek.
Kısacası yine hesap-kitap, kalem-defter maçlarından biriyle karşı karşıyayız.
Ama gelin bence bu maça bari bugün bu gözle bakmayalım.
Daha önce Samsunspor, Boluspor, 1461 Trabzon, Göztepe ve Denizlispor karşılaşmalarına bu anlamı yükledik ama hep puan kaybettik.
Şanlıurfa maçına puan gözüyle değil de galibiyet hedefiyle çıkalım. Önce kazanalım sonra plan yapalım. Bugün yenersek fark şuna iner bunu yenersek şu olur dediğimiz zaman futbolcunun da şehrin de taraftarın da üzerinde anlamsız bir gerginlik oluyor.
Kaldıki bence bugün ligin en iyi kadrosuna sahip 3-4 takımdan biriyle karşılaşacağız. Şanlıurfaspor’un sezon başından beri harcadığı onca paraya pula karşın hala aynı yerde saymasına hiç kimse aldanmasın.
Her an skoru değiştirebilecek, pas oyununu zaman zaman iyi yapan, total kalitesi yüksek bir takımla karşılaşacağız. Haliyle içerde de oynasak ilk yarı onları deplasmanda yenmiş de olsak kimse bunlara aldanmasın!
Sadece skora yönelik oynadığımızda ve takım kalitemize oranla herkes üzerine düşeni eksiksiz yaptığında istediklerini kolay elde eden bir takım hüviyetine girebiliyoruz. Bu en iyi özelliğimizi bugünkü maça yansıtmalıyız.
Özellikle iç saha falan demeden topun arkasına geçip oyunu 0 – 0’da götürmeliyiz. Şanlıurfaspor’u önce durdurup sonra gol aramalıyız. Sahamızda diye baskılı oynamaya çalışırsak bunun faturasını ağır ödeyebiliriz.
Orta alanda Ali Sakal, Sedat ve Azubuıke ile defansif yönden kuvvetleniyoruz ama hücumu çok fazla beceremiyoruz. İrfan’ın yokluğunda Mba o bölge için en iyi adam. Umut Nayır’ın oynayabilecek duruma gelmesi bizim için en büyük artı. Savunmada Yiğitcan ile Sadık güven veriyor.
Bireysel bir hata yapmadığımızda ve gücümüze göre daha derli toplu oynadığımızda galibiyete yakın taraf olduğumuzu düşünüyorum.
Bir uyarı da şehrimize!
Malatyalıları tribüne gelmemeleri konusunda hala anlamış değilim. Geçen yıl Pendik karşılaşmasında 20 bin insan vardı stat içinde ve dışında. Bugün bir üst ligdeyiz tribünler sinek avlıyor. Şimdi diyeceksiniz ki; ‘geçen yıl şampiyonluk hedefi vardı.’ yahu vardı var olmasına ama siz evde çocuğunuz iyi karne getirince içeri alıyor, kötü karne getirince dışarıda mı bırakyorsunuz?
Türkiye de her sene şampiyonluğa Trabzonspor bile oynayamıyor. Hal böyleyken şu hedef yok diye maça gelmeme alışkanlığınızdan hele bir vazgeçin. TRT geçen hafta maçı canlı vermedi diye feryat figanlar koptu. TRT tribüne bakıyor, 3 bin kişi ya var ya yok! ‘E ne de olsa bu şehirde heyecan bitmiş’ diyor, maçı WEB TV’ye postalıyor.
Suç, o tribünleri boş koltuklara teslim edip, sahipsiz takım havası yaratanlarda mı, yoksa elini kolunu sallaya sallaya maç yöneten hakemlerde, TFF’nin kafasına göre ceza yazan temsilcilerinde mi?
Büyük camia böyle günlerde belli olur. Malatya şampiyonluğa oynayınca zaten köylerden bile araba kaldırıyorlar. Onun için şu son iç saha maçlarımızı dolu tribünlere oynayalım. Üstelik bugün gece maçı var. Işıklar yanınca İnönü Stadı bir başka havaya bürünüyor. Şehirde akşam saatlerine rağmen müthiş bir yoğunluk oluyor.
Lütfen bu çağrıma kulak verin ve sebepsiz, amasız, ancaksız, fakatsız maça gelin!!!