Muhasebeci; bu bilim dalını icra eden kişidir; tanımdan yola çıkılırsa “bilim adamı”dır.
Muhasebecinin firma bünyesinde olması patronlar için adeta elzemdir ki yapılan işin içinde olur ve anında müdahale eder ise raporlamalar daha sağlıklı çıkacak piyasa-maliye, işveren-işçi sgk çarkı daha rahat ve sorunsuz işleyecektir.
Malatya’da muhasebeci denince patronların dediğini yapan, evrak dosyalayan, yazışma yapan kişi akla gelmektedir ki bunun tanımdaki kişi; muhasebeci değildir.
Örneğin:
“İyi derecede muhasebe bilen, yetiştirilmek isteyen, ayrıca çay temizlik vs işleriyle ilgilenecek olan bay-bayan elamanlar alınacaktır.”
Böyle bir personel tanımını ve ilanını dünyanın hiçbir ülkesinde bulamazsınız.
Malatya insanı; kişilik yapısı gereği lider ruhlu ve paylaşıma kapalı olduğundan dolayı bu bilimi de firma sahipleri kendileri yapmaya çalışmaktalar…
Kendilerine sorarsanız bu konuda ustalar.
Bu desteği sağlayacak kalifiye eleman da yetersiz olduğundan haklılar da. Lakin firmalar Allah’a emanet yürümekteler ticari yaşamlarında. “Muhasebeci
patronlar” sadece ödemelerini, banka hareketlerini, hakkedişleri tutmaktalar, bir de “hep ödeme çıkaran” mali müşavirlerinin göndereceği tahakkukları takip etmekteler… E daha ne olsun muhasebe budur işte.
Oysaki iyi bir muhasebeci patronu ile gerektiğinde işin kavgasını yapmalı, tecrübesi, yönetmelik, kanun bilgisi ile iş yapılırken müdahale etmeli, insiyatif almalı, dönem sonlarında raporlama yapılırken karşılaşılacak olumsuzları önlemeli, firmanın ticari analizini muhasebenin temel 12 ilkesini uygulayarak patronlara yol göstermelidir.
Tüm bunları yaparken firmanın piyasada sağlıklı
büyümesi için bürokratik değil pratik olması
gerekmektedir.
Malatya’da ekonomik yaşam çok hareketli ve
güçlü. Bölgenin İstanbul’u konumunda. Türkiye
hatta dünya çapında firmaların bayilikleri, franchiseleri,
yerel firmaların gücü bunu daha da perçinlemekte.
Malatya’da 3 senedir bulunmaktayım. Gördüğüm
ekonomik değişim tek kelime ile muazzam...
Yeni yollar, binalar, kafeler, restaurantlar, oteller,
villalar, mağazalar, kamu binaları vs. Büyük ve
önemli bölümüne şahidim. Malatya; bunu yerel,
vizyonu ve idealleri olan müteşebbisler ve kamu
idarecilerinin özverisine borçlu olduğunu unutmamalı
ki bu özveri ve çaba da takdire şayandır.
Müteşebbislerin tek unuttuğu ‘kalifiye muhasebeci’
(bilim adamı) bulundurmak. Bu noktada müteşebbislerin
‘her şeyi ben bilirim, de hayde, hele
dur bakah, asiyab-ı sengi’yi bir har da olsa döndürür’
söylemlerini bir kenara bırakmaları halinde
Malatya’dan ulusal değil çoook uluslararası firma
çıkar. Devletimiz bölgeye bu kadar destek verirken,
bu kadar müteşebbis Malatyalı iş adamı çalışırken
muhasebeci açığı hızla nasıl kapanır, müteşebbis
muhasebeci ile çalışmaya nasıl razı olur?
Bu soruların yanıtı Malatya’nın tek engeli ve
dahi el freni durumunda. Unutulmamalıdır ki
Türkiye’mizin VUK (Vergi Usul Kanunu) ve SGK’sı
dünyanın en iyilerindendir. Yeter ki öğrenilsin ve
sağlıklı uygulansın.