Milli Eğitim Bakanlığının geçtiğimiz eğitim öğretim döneminde değiştirdiği ve görüşleri dikkate almadan uygulamaya koyduğu yeni müfredat için eleştiriler devam ederken yeni eğitim öğretim yılı başladı. Tüm paydaşlara hayırlı olmasını diliyorum.
Anaokulundan tutun da üniversitesine kadar tüm eğitim kademelerinde sıkıntılar var ve bu sıkıntıların çözümünde tabi ki her zaman olduğu gibi yüzeysel ve uygulamadan uzak çözümlerle yolumuza devam ediyoruz. Kanıt isteyenler son 20 yıl içinde değişen bakanlar ve müfredat içreğine bakabilirler. Yapılan her değişiklik yenilik amacıyla yapılmış ve görünüşte başarılı olmuş değişim olmasa da yenilik olmuştur. Şu anki müfredat için öğretmenler hala eleştirel bir açıdan kendi aralarında konuşurken bizler bu sistemin oturup olumlu sonuçlar vermesini bekliyoruz tabi ki bu bekleyiş boşa...
Öğretmenlerin benimseyip öğrencilere aktarmadığı ve sadece kitaplarda görünen bu yenilik askıda kalmış ve öğrenci hayatına indirgenememiştir. Eğitim tanımındaki o kendi yaşantısı yoluyla değişim artık sadece kitaplarda kaldı. Yani öğrenci yaşamından kopuk olan müfredat ne öğretmenler tarafından ne de öğrenciler tarafından pek işe koşulmadı.
Hayatı kendine temel yapmayan bir eğitim ne kadar etkili olabilir ki... Öğrencinin öğrenme ortamından kazandıklarını hayatına, yaşam alanına aktaramadığı her şey zihinde bir simge olarak kalacak sınavında veya herhangi bir kağıt üzerindeki başarısında kendini gösterecektir.
Oysa eğitim bu değildi, yaşam sonucu elde edilen her şeyi ifade ediyordu. Öğrencinin veya bireyin yaşamdan uzak elde ettiği yaşam ortamından uzak kalan kavramlar zamanla zihinden unutularak atılacaktır. Eğitim sistemimizin değişmesi gerektiğini en büyük kanıtı hepimizin kanayan yarası çözüm bulunamayan KPSS, bu gereksiz sınavın sonuçlarına, istatistik sonuçlarına bakarsanız ana alan diye tabir edilen Matematik ve Türkçe gibi branşların sınav sonuç ortalamaları 75 soru içinde 20’li rakamlarda çünkü üniversitede alınan eğitim öğretmenlik yaşamında pek de kullanılacak bilgiler içermiyor ya da kendi alanında anlatılan konulardan yalnızca bir kaç başlık ön plana alınıyor gerisi ise yaşamdan uzak müfredat...
Öğrencilerin eğitimden uzaklaşması, hayatı teknolojiden veya çevresinden gördükleriyle yönlendirmesi bu durumdan kaynaklıdır. Elbette çevresiyle etkileşim içinde olacak ancak direkt cevreden değil de çevre ve kendi bilgisinin senteziyle öğrenmesi gereklidir. Bu sebeple eğitim için atılacak her adım bireye yaşantılar yoluyla kazandırılacak işlemler içermelidir. Yalnızca sınava yönelik değişimler içeren projeler benimsenmediğinden işe yarar görülmeyecek ve sadece kağıt üzerinde yaptık oldu mantığından öteye geçmeyecektir.
Bugün ektiğimiz tohumlar yarın karşımıza çıkacak bu sebeple tohuma iyi bakmak gerek diye düşünüyorum.
Sevgi ve saygıyla...