Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır

Abone Ol

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk edilemez” sözünü herkes bilir. Bu söz hemen hemen herkesin aklının bir köşesinde yer edinmiştir.

Cumartesi günü apar topar yapılan ve bir kahramanlık destanıymış gibi aktarılan Şah Fırat operasyonunun aslında güçlü bir Türkiye’ ye yakışmadığı kanaatindeyim.

Tek bir kurşun bile harcamadan terk edilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yurt dışındaki tek toprak parçasının bugün seksen bir ilin toprağından farkı ne?

Cumhurbaşkanı ve Başbakanın kurban bayramı öncesi mesajlarında, “Olası bir tehdide karşı iki dakika içerisinde müdahale edebilecek güç ve kudretteyiz” demişlerdi. O günden bugüne ne değişti?

Bu topraklar bu kadar ucuz kazanılmadı ki bu kadar ucuz terk edilsin. Sultan Abdülhamit Han’ın dediği gibi, “Kanla alınmış topraklar ancak kanla teslim edilir.”

Hani üç ay içinde Emevi Camii’nde namaz kılıp Şam’da kahvaltı yapacaktınız?

Emevi Camii’nde namaz kılmayı hayal edenler, Batı’ya teslimiyetçi politikaları sayesinde kendi topraklarını terk etmek durumunda kalmış ve işin daha da acısı bunu bir kahramanlık olarak göstermiştir.

En ufak bir tehditte siz vatan toprağını kimliği belirsizlere bırakıp geride istismar edilmesin diye binaları yıksanız ne olur yıkmasanız ne olur?