Hastaneden Mektup...

Abone Ol

Tırsarak geldiğim hastanede tedirgin olmakta haklıymışım; iki aşamalı bir operasyon geçirdim. İlki oldukça zordu ameliyat masası oldukça sert, bir de kafaya ağır bir kafes takılınca belimin acısından diğer acıları hissetmedim bile...

Neden bel ağrısı hissettim? Ameliyat büyük bir bölümü uyanık geçmek zorundaydı. Doktorlar beyine yerleştirilen kabloların tam adresse ulaşıp ulaşmadığını yaptığım hareketler ile gözlemleyip ona göre karar veriyorlardı…

En son ameliyatı hissetmedim, uyudum uyandığımda göğüs kafesinde yeni yol arkadaşımı kaslarıma dikilmiş halde gördüm.

Yani beyine yerleştirilen kabloları enerji verecek cihaz bahsediyorum…

Aslında daha yolun başındayım, acabalarım devam ediyor.

Vücudum beyine ve göğüs kafesine takılan cihazlar ile çalışmayı kabul edecek mi? Ya da takılan cihazların bana ne kadar katkı sağlayacak? Bu kadar ağır ameliyata değecek bir iyileşme görecek miyim?

Doktorun olumlu konuşması beni biraz olsun rahatlasa da sonucu görmeden karamsar olmaya devam edeceğim.

Birazdan test yapmaya götürecekler beni acaba dedikleri gibi hayat kalitemin düzeleceği yönde bir gelişme olacak mı ben de merak ediyorum…

Bu arada hastane kaldığım süre içinde bizzat arayıp soran Yeşilyurt Bld Başkanımız Prf.Dr İlhan Geçit Hocama, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hasan Aydın'a, Karakoç Holding GmbH Özgür Karakoç'a, Uzman Psikolog Erdinç Üstündağ hocama, Prof. Dr. Mustafa Talas, Burak Altun, Murat Çiğdem, Remzi Uğur,  Vahap Eserdi, Mustafa Taşar, Mustafa Külah, Ali Uçbağlar, ayrıca hastaneye ziyarete gelen Kasım Sayın

Fırat Arıkan, Kenan Avşar'a çok çok teşekkür ediyorum...