Hastane deyince akla…

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta akşam iftar sonrası yeni devlet hastanesi aciline gitmek durumunda kaldık bir yakınımız için. Öncesinde de çok gidip gelmişliğimiz var özellikle acil girişine, manzara hep aynıydı hiçbir şey değişmemiş ama yazmak bugüne nasip oldu.

Çok büyük hayallerle yapılan ve yapım aşamasında özellikle siyasilerin hedefinde olan yeni devlet hastanesi bence kaderine terk edilmiş. Ve bence o eleştiren siyasiler bugünü 5 sene önceden görmüş.

Bir proje ancak bu kadar anı kurtarmak için gelişi güzel hazırlanır. İleriye dönük olarak düşünülmediği her halinden belli. Neden mi? Sıralayayım şimdi sizlere tek tek.

Acil bölümü hastane hizmete girdikten 4 sene sonra bir daha yenilenmek zorunda kaldı. Şimdiki hali evet çok güzel olmuş ama devletin parası boşa gidiyor. Zamanında en iyisi yapılsaydı da ikinci bir masrafa gerek kalmasaydı.

Doktorlar ve hemşireler bir numara diyecek yok ama diğer görevliler patlamaya hazır bomba gibi. Ve ne zaman acilde kan tahlili versek elimizle kan tüpünü laboratuvara indirmek zorunda kalıyoruz. Çünkü transfer sistemi çalışmıyor. Haftada 2 gün çalışıyorsa 5 gün arızalı. İlginç…

Hastaneden ayrılırken sanki her şey dört dörtlükmüş gibi “Tahlil sonuçlarını internet üzerinden alabilirsiniz” diyerek havasını atan bir sekreter ve sonrasında çalışmayan bir internet sistemi var…

Bir giriş yapılmış acile “pes” dedirtiyor. Daracık yol olduğu yetmezmiş gibi birde ikiye bölmüşler ince bir refüjle girişi, hastasını yetiştirmek için araçlarıyla can havliyle giren sürücülerin korkulu rüyası adeta. Ne dönebiliyorsun acil kapısına, ne de geri geri manevra yapabiliyorsun; bildiğin labirent yani…

Park sorunu için ne söylesem boş. Yani ilk başta hesap edilmesi gereken şey hiç hesaba alınmamış. Koskoca Büyükşehir’e dev bir hastane yapıyorsun ama park sorununu planlamıyorsun ne ilginç değil mi?

Yayaların yani aslında yaya demekte yanlış olur, canının derdine düşmüş bazen çok ağır bir hasta bazen ateşli bir hasta hiç belli olmuyor adı üstünde acil ya gelen keyif için gelmiyor. Yürüyerek acile girmek isteyen hastayla arabasıyla hasta taşıyan refakatçi aynı yolda gitmek zorunda olduğu için bir kaldırım, yaya yolu hesap edilmediği için her akşam büyük krizler yaşanıyor.

Sadece bu kadar da değil daha da fazlası var ama yazmayla olmayacak. Allah düşürmesin kimseyi oralara ama bir tavsiyem olacak, gidin ve akşam saatlerinde yarım saatinizi ayırın orada oturun ve izleyin dramı.

Herkesin burnundan soluduğu, zaten derdiyle uğraşan insanların hayatının hastane ortamında daha ne kadar fazla zorlaştırılabileceğini canlı canlı izleyin sonra haksızsam eğer “Didem haksızsın” deyin.