Hamas-İsrail esir takası

Abone Ol

TARİHİ ANLAŞMAYA TÜRKİYE’NİN ETKİSİ VE DİRENİŞİN ZAFERİ

Hamas ile İsrail arasında yıllardır süren çatışmaların ardından, 19 Ocak 2025 tarihinde Gazze’de bir ateşkes ve esir takası anlaşması yürürlüğe girdi. Bu anlaşma, Filistin davası ve direnişi açısından tarihi bir zafer olarak nitelendirilirken, sürece Türkiye’nin oynadığı rol büyük bir dikkatle değerlendirilmeyi hak ediyor.

ESİR TAKASI ANLAŞMASININ DETAYLARI

Hamas ve İsrail arasında yapılan bu kapsamlı anlaşma, Filistin halkının uzun süredir beklediği bir umut ışığı oldu. Anlaşma, 33 İsrailli esirin serbest bırakılması karşılığında 1900’den fazla Filistinlinin özgürlüğüne kavuşmasını öngörüyor. İlk aşama kapsamında, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de rehin tutulan 3 İsrail vatandaşı serbest bırakılırken, İsrail de buna karşılık 90 Filistinli tutukluyu serbest bıraktı.

Anlaşmanın ilerleyen aşamalarında, her bir İsrailli esir karşılığında 30 Filistinli tutuklunun serbest bırakılması planlanıyor. Bu, Filistin direnişinin müzakere masasında kazandığı diplomatik başarıyı ve direnişin gücünü ortaya koyuyor.

BARIŞ ANLAŞMASINA UYMAMANIN ZORLUKLARI

Bu tarihi anlaşma her ne kadar umut verici olsa da tarafların, özellikle İsrail’in, anlaşmaya sadık kalması kritik bir öneme sahiptir. Ateşkesin ihlali, her iki taraf için de ciddi sonuçlar doğurabilir. Daha önceki yazılarımdan birinde İsrail’e güvenilmeyeceğini ifade etmiştim ve yine aynı şeyi düşünüyorum. İsrail’in ateşkese sadık kalmaması durumunda:

•Dünya Kamuoyunda İzolasyon:

İsrail’in barış anlaşmasını ihlal etmesi, küresel çapta tepkilere neden olabilir. Müslüman dünyasında büyük bir infial yaratmasının yanı sıra, insan hakları ihlalleri nedeniyle İsrail, uluslararası arenada yalnızlaşabilir. Bu durum, İsrail’in hem siyasi hem de ekonomik alandaki ilişkilerini olumsuz etkileyebilir.

•Müslüman Camianın Birleşmesi:

İsrail’in barışı bozan taraf olarak algılanması, Müslüman ülkelerin ve halkların daha güçlü bir dayanışma içine girmesine neden olabilir. Filistin direnişi, yalnızca bölgesel değil, küresel destek alarak daha güçlü bir şekilde toparlanabilir.

•Hamas’ın Yeniden Güçlenmesi:

İsrail’in anlaşmayı ihlal etmesi durumunda Hamas, uluslararası arenada bir direniş hareketi olarak daha fazla destek bulabilir. Bu süreçte toparlanma sağlayan Hamas, gerek askeri gerek diplomatik alanda daha büyük başarılar elde edebilir.

TÜRKİYE’NİN ROLÜ VE ETKİSİ

Hamas’ın Siyasi Büro Üyesi Muhammed Nazzal’ın ifadeleriyle, Türkiye, müzakere sürecine doğrudan katılmasa da sürecin yakından takipçisi oldu ve anlaşmaya önemli katkılar sağladı. İsrail’in Türkiye’nin rolüne itirazlarına rağmen, Ankara’nın direnişin siyasi mücadelesine destek vermesi, diplomatik yollarla müzakerelerin güçlenmesini sağladı.

Doha’da yapılan müzakerelerde, Türkiye’nin ABD, Katar ve Mısır ile iş birliği içinde olması, İsrail’in askeri hedeflerine ulaşamamasını ve müzakere masasına oturmak zorunda kalmasını sağladı. Türkiye’nin Gazze halkına yönelik insani yardımları ve siyasi destek mesajları, Filistin halkına moral verdi.

HAMAS’IN ASKERİ VE SİYASİ ZAFERİ

Hamas’ın liderliğinde gerçekleştirilen “Aksa Tufanı Harekatı” ve ardından gelen esir takası, İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri operasyonlarının başarısız olduğunu gösterdi. Hamas, sadece askeri alanda değil, müzakere masasında da direnişin zaferini ilan etti.

Bu süreç, Filistin davasının yalnızca sahada değil, diplomasi alanında da ilerleme kaydettiğini ve uluslararası arenada daha geniş bir destek gördüğünü kanıtlıyor.

ALLAH’IN VARLIĞI VE ZAFERE OLAN İNANÇ

Müslümanlar için direnişin temel dayanağı, Allah’ın varlığına ve adaletine olan sarsılmaz inançtır. Filistin halkının on yıllardır süren mücadelesi, bu inancın bir yansımasıdır. Allah, zulme karşı mücadele edenlerin yanında olduğunu defalarca göstermiştir. İsrail’in barış anlaşmasını ihlal etmesi durumunda, sadece Müslümanların değil, adalet arayışında olan herkesin tepkisini üzerine çekecektir.

Ateşkese sadık kalmayan bir İsrail, yalnızca Müslüman dünyasında değil, kendi içinde de büyük zararlar görecektir. Bu bağlamda Allah’ın ilahi adaletinin bir kez daha tecelli edeceğine olan inanç, Filistin halkının mücadelesini güçlendirecektir.

BİR ZAFERİN İLANI

Gazze’deki ateşkes ve esir takası anlaşması, Filistin halkının direnişi sayesinde mümkün oldu. Bu zafer, işgal altındaki topraklarda direnişin gücünü ve dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin arabulucularla iş birliği yaparak süreci olumlu sonuçlandırmadaki etkisi, uluslararası barış ve adalet arayışının ne denli önemli olduğunu hatırlattı.

Hamas ve Filistin halkı için bu zafer, adalet ve özgürlüğe olan inancın asla tükenmeyeceğini gösteriyor. Bu anlaşma, direnişin zafere olan yürüyüşünü bir kez daha tescillemiştir. Ateşkese uyulmadığı takdirde, özellikle İsrail’in ihlalleri hem bölgesel hem de küresel ölçekte geri dönülmez sorunlara neden olabilir. Ancak, Filistin halkının Allah’a olan inancı ve direniş ruhu, her zaman olduğu gibi, onları daha büyük zaferlere taşıyacaktır.

“Allah cc buyurur ki: ‘Şüphesiz ki Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever’ (Saff, 4).

Halis bir niyetle ve sabırla mücadele eden müminlere, Allah’ın yardımı muhakkaktır; zalimler ise hüsrana uğrayacak ve yaptıkları her zulüm, onları hem dünyada hem ahirette zillete mahkûm edecektir.

Saygılarımla

20.01.2025

Avukat Mehmet Ali KÖROĞLU