Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 2026 yılı asgari ücret belirleme çalışmaları devam ederken, HAK-İŞ Malatya Şube Başkanı Mustafa Sengir ise Asgari Ücret Tespit Komisyonunun mevcut yapısını eleştirdi. Sengir önemli açıklamalarda bulunarak, HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın açıklamalarının Türkiye’de asgari ücret meselesinin yalnızca bir ücret artışı tartışması değil, doğrudan sistemsel ve yapısal bir sorun olduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısını eleştiren Sengir,
“Genel Başkanımızın da defalarca vurguladığı üzere, mevcut Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı, emeğin hakkını korumaktan uzak, demokratik temsiliyeti zayıf ve çoğulculuktan yoksun bir anlayışla işlemektedir. Bugün gelinen noktada Türkiye’de asgari ücret, tanımı gereği olması gereken ‘en düşük ücret’ olma özelliğini tamamen yitirmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre çalışanların yarıdan fazlası asgari ücretle çalışmaktadır. Bu tablo, asgari ücretin artık istisnai bir ücret değil, genel ücret haline geldiğini göstermektedir. Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın da ifade ettiği gibi, dünyanın gelişmiş ekonomilerinde bu oran yüzde 8–10 seviyelerindeyken, ülkemizde yüzde 50’nin üzerine çıkmış olması, sistemin ne kadar yanlış işlediğinin açık göstergesidir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısı, bu yanlışlığın temel kaynağıdır. Komisyonun bugünkü yapısında hükümet ve işveren çoğunluğu bulunmaktadır. İşçi temsilcileri ise karar alma süreçlerinde belirleyici bir role sahip değildir. Bu durum, asgari ücretin gerçek anlamda bir sosyal diyalog sonucu belirlenmesini engellemektedir. HAK-İŞ olarak 50 yılı aşkın süredir dile getirdiğimiz bu itirazlar, bugün diğer işçi konfederasyonları tarafından da açıkça dile getirilmekte ve komisyonun yapısının değiştirilmesi gerektiği ortak bir talep haline gelmektedir”
şeklinde konuştu.
“BELİRLENEN ÜCRETLER, GERÇEK GEÇİM KOŞULLARINI YANSITMAMAKTADIR”
“Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın sıklıkla altını çizdiği bir diğer önemli husus ise, asgari ücretin belirlenmesinde kullanılan kriterlerin yetersizliğidir” diyen Sengir, sözlerine şöyle devam etti:
“Mevcut sistemde asgari ücret büyük ölçüde TÜİK verileri esas alınarak belirlenmektedir. Oysa TÜİK’in tüketim sepeti ile asgari ücretlinin gerçek hayatı arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunmaktadır. Asgari ücretli bir çalışan için temel harcama kalemleri olan gıda, kira, enerji ve ulaşım giderleri, TÜİK sepetinde yeterince temsil edilmemektedir. Bu nedenle sadece bu verilere dayanarak belirlenen ücretler, emekçilerin gerçek geçim koşullarını yansıtmamaktadır. Ayrıca yüksek enflasyon ortamında asgari ücretin yılda yalnızca bir kez belirlenmesi, ücretlerin yıl içerisinde hızla erimesine neden olmaktadır. Genel Başkanımızın da vurguladığı gibi, yılın başında belirlenen bir ücretin yıl sonunda ciddi bir alım gücü kaybına uğraması, emekçiler açısından büyük bir adaletsizliktir. Bu nedenle asgari ücretin, enflasyon farkı dikkate alınarak gerekirse yıl içinde güncellenebilecek esnek ve koruyucu bir yapıya kavuşturulması artık kaçınılmazdır.”
“GENEL MERKEZİMİZİN KARARLI DURUŞU SONUNA KADAR DESTEKLİYORUZ”
Taleplerini sırlayan Sengir,
“HAK-İŞ Malatya Şube Başkanlığı olarak bizler, Genel Merkezimizin ortaya koyduğu bu haklı ve kararlı duruşu sonuna kadar destekliyoruz. Asgari ücretin belirlenmesinde; işçi ve işverenin esas aktör olduğu, hükümetin düzenleyici ve hakem rolüyle sınırlı kaldığı, tüm işçi konfederasyonlarının üye sayıları oranında temsil edildiği, evli ve iki çocuklu bir ailenin geçim şartlarını esas alan, bilimsel, objektif ve şeffaf kriterlere dayalı yeni bir komisyon yapısının hayata geçirilmesi gerekmektedir. HAK-İŞ Malatya Şube Başkanlığı olarak çağrımız nettir: Önce asgari ücret sistemi değiştirilmeli, sonra rakamlar konuşulmalı”
diye konuştu.