Hadi havaya girelim biraz!

Abone Ol

Salı günü oynayacağımız Eskişehirspor müsabakası öncesi şehirde heyecan hat safhada.

Bu maçın önem değeri değil sadece ilgi düzeyini arttıran taraf bana göre, sezonun ilk yarısında orada oynanan maçta yaşananlar da Malatyalı futbolseverlerin hafızasındaki yerini koruyor.

Tabi hiçbir zaman futbol müsabakalarını hesaplaşma, hesap görme alanı olarak görmemeli, aşırı eylem ve söylemlerden kaçınmalıyız… Zira keskin sirke küpüne zarar misali önümüzdeki haftalarda oynayacağımız maçlarda büyük cezalarla karşı karşıya kalabiliriz.

Maça ilgi, hem futbola, hem de şehirden 2 ayı aşkın süre uzak kalan takıma olan hasretin hangi boyuta ulaştığını gösteriyor net bir şekilde.

Niye yalan söyleyeyim, ben açıkçası bu sezon genelde futbolumuzda, özelde ise Yeni Malatyaspor’un birçok maçındaki taraftar kısırlığını gördükten sonra bu maçın da sönük ve ilgi düzeyinin az olduğu bir atmosferde oynanacağını tahmin ediyordum.

Tabi bu düşüncemi kuvvetlendiren en önemli argümanın da İstanbul’da oynadığımız maçlardaki tablolar olduğunu sanırım söylemem gerekiyor.

Nerde o eski İstanbul taraftarı!

Gelelim tekrar Malatya’ya… Şehir yavaş yavaş havaya girmeye başladı… Bayraklar, pankartlar derken, o futbol kenti Malatya imajı kafanızı çevirdiğiniz her noktada sizi yakalıyor.

Bu elbette ki güzel ve de ilerisi adına umut verici… Yalnız bu ruhu diri tutmamız lazım.

Nasıl olacağını benim kadar siz de biliyorsunuz, yönetim de…

Eğer Süper Lig’de takımınız var ise, eğer şehirdeki futbola olan ilgi düzeyi birçok yerin üzerindeyse, o zaman bunu kullanabilmeli, potansiyel enerjiye dönüştürebilmeli.

Bir kere şu bayrak kampanyası işini bir tık daha yukarı çekip, tek elden sponsorlar vazifesiyle şehirde herkese sarı kırmızı bayrakların ulaştırılması lazım.

Sevgili yöneticilerimizin bu kritik süreçte şehirle daha çok iç içe olabilme adına, toplantılarla, organizasyonlarla sürekli gündemde yer tutmaları gerekiyor.

Bu maçta olduğu gibi kalan iç saha maçlarında da bilet fiyatları düşük tutulmalı… Taraftar passolig gibi tefaruatlı bir işi ancak bu şekilde göze alabilir.

Ve elbette ki ziyaretteler… Hani nerede STK’lar?

Takım şampiyonluğa gidiyor, antrenmanlarda kimse yok.

Gelelim tekrar maça…

Bu maç ne bizi şampiyon yapacak maç, ne de şampiyonluktan edecek…

Olur ya adamlar gelir 3 puanı alır gider, yapacak bir şey yok.

O yüzden sakin olması, disiplinli olması gereken taraf biziz.

Haa, yenemiyorsan yenilme felsefesi de bir kenarda dursun, belki lazım olur!

YEŞİLYURT BELEDİYESPOR, KARAKÖPRÜ VE KARARAN UMUTLAR!

Niye bu kadar aciz duruma düşürürüz kendimizi, niye başkalarının zekasıyla alay edercesine hareket ederiz bazen.

Yeşilyurt Belediyesporlu yönetici ağabeylerim, ne oldu şu sizin ‘Karaköprü cezalı oyuncu oynattı’ deyip federasyona yaptığınız itirazın sonucu?

Hani, şampiyon olamayınca başka noktalara dikkati çekip, harcanan onca parayı unutturmak için sarıldığınız umut kapısı vardı ya, işte ondan bahsediyorum!

Federasyon Karaköprü’nin 3.lige çıkma adına oynayacağı baraj maçının programını açıkladı. Yani bu işin geri dönüşü yok deyip, normal işleyişi devam ettirdi.

Bilginiz vardır sanırım!

Yapmayın etmeyin beyler, hepiniz de futbolu bilen adamlarsınız… Bu işin arakasının boş olduğunu daha önce de söyledik… Niye hala boş işlerden medet umuyorsunuz… Yoksa siz hala ‘hele bunlarla gündemi bir süre meşgul edelim, sonrasında bir yolunu bulup göreve devam ederiz’ diye mi düşünüyorsunuz?

Sporun ve sporcunun her zaman yanında olan Hacı Uğur Başkanımın Malatya’ya bir profesyonel futbol takımı kazandırma noktasında gelecek sezon için kafasında apayrı düşüncelerinin olduğunu biliyorum. Bunu bir ortamda sesli olarak da paylaşmış ve ben de bu yaklaşımı dolayısıyla kendisine teşekkür etmiştim.

Ben şuna yürekten inanıyorum: Yeşilyurt Belediyespor gelecek sezon ki yapılanması ve izleyeceği yolla, Malatya futbolunun yarınlarına da ışık tutacak.