Güvende değiliz!

Abone Ol

Türkiye’de yaşanan terör saldırılarının ardından yaşadığımız korkuyu ve güvende olmadığımızı kaç kere köşemde yazdım sayısını ben bile unuttum. Ve her yaşanan saldırılar aklımıza güvenlik anlamında yaşanan zafiyetini gündeme getiriyor.

Son birkaç aya bakacak olursak çok şükür büyük bir terör saldırısı yaşamadık ülke olarak. (Çok şükür)

İki gün önce ABD’nin eğlence hayatıyla ünlü olan LasVegas eyaletinde yaşanan kanlı saldırı bizleri bile sarstı.

Çünkü saldırıların nerede ve nasıl yapıldığı hiçbir zaman önemli olmadı saldırıların masum hayatları hedef alması en çok takıldığımız nokta.

Ünlü bir otelin 32. katından konser alanına silahla yapılan saldırıda 59 kişi hayatını kaybetti ve yüzlerce kişi yaralandı. İşte bu olay sonrası ilk düşündüğüm şey “Amerika’da bile” kelimeleriyle başladı.

Evet, aynen bunu düşündüm. Sürekli kendi ülkemizde bu anlamda bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu dile getiriyoruz ya, demek ki dünyanın dört bir yanında eksik giden şeyler var.

Nasıl olurda o kadar güçlü bir silah çok ünlü otelin kapısından içeri girer değil mi?

Ne acı…

Şimdi ne yapmamız gerekiyor?

Formalite icabı kurulan X-Ray cihazlarına mı güvenelim yoksa iki ayda parayla alınan güvenlik sertifikalarının ardından meslek sahibi olan güvenlikçileri mi?

İki ay önce de ünlü sunucu Vatan Şaşmaz Beşiktaş’ta ünlü bir otel odasında bir kadın tarafından vurularak öldürülmüştü. Olayda kullanılan silahın ruhsatlı olması sorulması gereken tüm soruların üstünü kapattı adeta.

Silah ruhsatlı olabilir ancak güvenlik önlemleri altından binlerce kişinin konakladığı otelin içerisine sokulamaz. Toplumumuzun artık akli dengesi yerinde değil maalesef. En ufak sorun karşısında şiddete başvuruyoruz; yaşlı, genç, çocuk, kadın dinlemeden insanların hayatıyla oynuyoruz.

Böyle bir toplumda yaşarken silah kullanımının artması ve bu kadar ciddi bir soruna rağmen güvenlik anlamında yetersiz olmamız kabul edilemez.

AVM’ye gidiyoruz dandik bir aramadan hemen sonra oldu-bitti ya da kapalı otoparka giderken uyduruk bir bagaj kontrolü ve arkasından ‘LPG yoksa geç.’

Evet, araçta LPG yok ama başka her şey olabilir. Bu kadar basit düşünülmemeli bence insan canı bu kadar ucuz değil. Kalabalık yerler başta olmak üzere arama çalışmaları yoğunlaştırılmalı, kimseye taviz verilmemeli.

Örneğin MAŞTİ’yi düşünelim gün içerisinde binlerce yolcu girip çıkıyor otogara var mı bir arama, kontrol v.s? Yok…

Neden yok?

Cevabını kimse bilmiyor ve işte bu cevapsız sorular yüzünden milyonlarca kişi diken üstünde yaşıyor.

Tabi bir de olaya diğer açıdan bakmak lazım. Güvenlik, kimlik kontrolü esnasında arıza çıkaran bir kesim var bizim memlekette. Aranacaksın kardeşim, itiraz etmeyeceksin, kimin çocuğu, yeğeni olduğun hiç mühim değil bizim güvenliğimiz için sende didik didik aranacaksın. Otel, AVM, havaalanı, spor salonu, konser, tiyatro, sinema, hastane, otogar hatta ve hatta düğün salonlarının girişinde bile güvenlik ekibi olmalı ve ayırt etmeden herkes her araç o kontrole mecbur tutulmalı.

2017 yılındayız ve burası Türkiye, burada her şey olabilir. O yüzden tedbir bizden takdir Allahtan…

Sizler de eğer kalabalık yerlere girdiğinizde bir güvenlik zafiyeti görürseniz sessiz kalmak yerine olaya müdahale edin ve etrafınızdaki binlerce insanın gözü kulağı olun. Böyle böyle çoğalarak bazı şeylerin üstesinden geleceğiz…