GÜRÜLTÜLÜ PATIRTILI BİR HİKAYE

Abone Ol

Bu hafta komik bir hikaye ile eğlenceli bir tiyatro bizi bekliyor.

SAVAŞ DİNÇER‘in yazdığı ve UĞUR KELEŞ’in yönettiği oyunumuz güldürü komedi tadında.

Shakespeare’in oyun yazarlığına eleştiri, hatta oyunlarını gerçekten yazıp yazmadığına atıfta bulunarak üçük bir mahkemede büyük sanat yazarı tartışılacak.

Shakespeare’in tiyatro için ne kadar önemli bir yazar olduğunu hakkında yazılan eleştirilerde de görebiliriz. Ne de olsa sanat için yaşanan bir hayat, sonsuzluk meşalesinde hep yanmaya ve ışık saçmaya devam edecekti. Bu beklenir bir olasılıktı.

Etrafımızda sanatın hiçbir dalıyla ilgilenmeyen insanları görürüz. Hatta etrafımızı sanata çağırırız ve hiçbir tepki alamayız. Ya da saçma bulanlar dahi olur. Bu hal gerçekten de vahimdir çünkü sanat insan için yapılır, insanı anlamak için yapılır. Bu yüzdendir ki sanata yakın toplumlar birbirlerini daha çok anlamaktadırlar.

Halbuki bizler aile arasında bile kimi zaman yeterince anlaşılamadığımız konusunda yakınırız. Ama hiç kendimize dönüp bakmayız.

SANAT doğayı, canlıları, insanları ve insanla arası diyaloğu anlatır. Sanatla olan insanlar farklılıkları dışlamak yerine anlamaya, hatta farklı yanlarımızı sevmeyi öğretir. Buradan farklı bir örnek vermek istiyorum:

Yaşadığımız dünyada güneşe, aya, bulutlara, mavi gökyüzüne, geceleri bir kandil gibi karanlık uzaya dağılmış yıldızlara, samanyolu ve yeryüzüne, kıtalara, denizlere, adalara, dağlara, ovalara, yemyeşil topraklara, bin bir çeşit ağaçlara, mevsimlere; hepsine baktığımızda büyük bir sanatçının elinde çıkmış gibidir.

Bunu inkar etmek insanı dinsizliğe ve büyük bir boşluğa itmektedir. ALLAH’ın (c.c) yaratışında büyük bir sanat olduğunu inkar edemeyiz ve bizler doğaya bu gözle baktığımızda imanımız artar.

Ve dahi çiçekleri örnek alalım: Dünyada tek renk çiçek yoktur. Binbir çeşittir çiçekler.

ALLAH (c.c) her şeyi çeşitli yaratmıştır. İnsanı bile birçok renkte, dilde yaratmıştır. Demek ki ALLAH (c.c) çeşitliliği seviyor. Peki bizler neden çeşitliliğe katlanamıyoruz?

Dünyada şu anda akan kanlar tahammülsüzlük ve tek düze yaşama gayretimizden geliyor. Halbuki çeşitliliğin güzelliğinin farkına varsak hayatımız ne güzel olacaktı…

Yarınlarımızda farklılıklara kucak açma ve sevmek istiyorsak sanatı takip etmeli, sanatla yaşamlıyız.

27-28 Ocak tarihlerindeki oyunumuza siz sanatseverleri bekliyoruz.

Sanatla kalın…