Geri döndük!

Abone Ol

Uzun bir aradan sonra Süper Lig’e ancak bu kadar özel bir giriş yapabilirdi Malatya futbolu.

Yaz aylarındaki negatif gelişmeleri, onca sıkıntılı süreçleri unutturacak bir gelişme herkesin en büyük beklentisiydi.

Tarihi İnönü Stadı’nda süper bir geri dönüş yaşadık.

Süper Lig’e galibiyetle başlarken, Türk futbol kamuoyunun da daha ilk maçtan dikkatini çekmeyi başardık.

Osmanlıspor maçını başından sonuna tekrar izlediğinizde 1. Dakika ile 90 +4 dakikayı aynı ciddiyet ve mücadele gücüyle oynayan bir futbol takımı görürsünüz. Hazırlık sürecini çok iyi geçiren takım, kamp yorgunluğu yaşamadığı için fiziksel anlamda sıcak havaya rağmen çok iyi mücadele etti.

Geçtiğimiz sezonun en başarılı takımlarından bir tanesiydi Osmanlıspor. Hatta Avrupa’da bile ses getirmişlerdi. Ama başlarında Mustafa Reşit Akçay gibi işinin aşığı bir teknik adama sahipti.

Kompakt oynayan, mücadeleyi bırakmayan izleyene keyif veren bir takımdılar...

Bazı takımlar, bireysel yetenekli oyuncularıyla müsabaka kazanır. Bu tarz takımlardaantrenör katkısı fazla olmaz. Yeni Malatyaspor gibi yeni kurulmuş, lige yeni gelmiş takımlar içinde birlikte oynamak birlikte mücadele etmek zordur. Pazar günkü müsabakada Ertuğrul hocayı öne çıkaran faktör liglerin başında takımın fiziksel değerlerinin yüksek, mücadeleci yönünün iyi olmasıydı. Kenarda takımını iyi yöneten bir teknik adam vardı.

Bülent Uygun daha ne yapmalı ki bu ülkede teknik adamlık yapmasın?

Üstüne üstlük şu an çalıştırdığı takım Türk futboluna temiz futbol dersi veren farklı duruş sergilediğini söyleyen bir camiaya. Maçtan önce bizim sevgili Fatih, takımların kadro değeri üzerinden bir kıyaslama yaptı. Osmanlı 41 milyon avro, Malatya 17.5 milyon avro değere sahipmiş. Aradaki fark teknik adamların farkıydı işte. 17.5 milyonluk takım kendisinden 2.5 kat kaliteli takımı ders vererek mağlup etti. Ertuğrul Sağlam hem adamlık hem de futbol bilgisiyle sahanın kazananıydı.

Aynı kıyaslamayı geçtiğimiz sezonki Yeni Malatyaspor ile bu sezonki takım arasında da yapabiliriz.

Geçen yıl bu takım şampiyon olduğunda bana kötü giden bir müsabakayı kenar hamleleriyle, oyuna katkısıyla maçı lehine çeviren bir teknik adama sahip olduğumuzu söyleyebilir misiniz?

-Hayır!

Kendinden kat be kat üstün takım karşısında, yaptığı değişikliklerle avantajını koruyup galibiyete uzanmak her hocanın işi değildir. Necar – Aytaç, Pereira – Murat Yıldırım, Dia – Dening değişiklikleri öyle dakikalarda yapıldı ki Osmanlı’nın maça tutunacak hevesi kalmadı.

Tabi Ertuğrul Sağlam’ın da İrfan Buz’un yerini dolduramadığı boşluklar da oldu maçta.

Mesela gol sevinçlerinde yabancı oyuncuların kucağına atlamayan, taca, auta, kornere her şeye itiraz etmeyen, dışarı çıkan topları, top toplayıcıdan önce oyuna sokmayan bir Ertuğrul Sağlam var kenarda.

Bu yönleriyle İrfan Buz’un boşluğu hissedilmedi değil hani...

Sonuç olarak galibiyetle başlamak ilerisi için umut vermiştir. İlk maçta alınan bu galibiyet analarının ak sütü gibi emeği geçenlere ve camiamıza kutlu olsun. Fakat maç sonunda herkesin dediği gibi bu 3 puan kimseyi yanıltmasın. Şu an bu takımda birçok oyuncu bu ligin futbolcusu değil.

Çok kısa bir sürede kaliteli oyuncu sayımızın çoğaltılmasına ve takımın her yönüyle desteklenmesine ihtiyacı var.