Günlük sosyal yaşantımızı etkileyen ve yaşam kalitemizi konforlu hale getiren bazı meslekler yok olma tehlikesi ile karşı karşıya… Berberler, Küaförler, sanayi meslekleri, garsonluk, tüm işletmelerin ara elemanları…
Çırak bulamayan bazı meslekler yok olma tehlikesi ile karşı karşıya…
Hatta bazı meslekler tamamen yok olmuş durumdalar.
Gerek gelişen teknoloji gereği ve gerekse farklı sebeplerle isimlerini unuttuğumuz meslekler yok değil…
Berber, kuaför, restaurantlar, sanayi ustaları ve diğer tüm meslekler ara eleman taleplerine cevap bulmakta zorlanıyorlar.
Kanaatim odur ki, eğitim sistemimizin 12 (4+4+4) yıllık kesintisiz ve zorunlu olması en büyük sebeptir.
Çırak, kalfa talepleri olan mesleklere başlangıç küçük yaşlarda başlayan bir süreçtir. Eğitimin 12 yıllık kesintisiz olması çıraklığa başlama yaşını yok etmektedir.
12 yıllık kesintisiz eğitime devam eden çocukların mezuniyetleri ortalama 18 yaşına tekabül etmektedir. 18 yaşına gelen bir genci çırak edip ara eleman ihtiyacına cevap vermesi zor ve olanaksız bir durumdur.
İnsanların ilgi alanları ve merakları farklı olduğundan bu gibi gizil özelliklerin keşfedilmesi temel eğitimden hemen sonra olması en büyük kazanım olacaktır.
Eğitim sistemi 1+5+3+3 şeklinde olması şiddetle kanaat getirdiğim tezdir. 1+5’ten sonra zorunluluk olmamalı bu eğitimden sonra tamamen uygulamaya dönük olan yerinde ve uygulamalı eğitimin verilmesi ara eleman ve geleceğin ustalarını yetiştirmek daha kolay olacaktır.
5. sınıftan itibaren çocuklara eğitim zorunluluğu yerine uygulamaya dönük meslek okulları hayata geçirilmeli ve bu eğitimler tamamen uygulamaya dönük ve yerinde olmalı…
Akademik başarı elde edemeyip yetenekleri iyi olan çocuklar yüksek seviyedeler. Bunları akademik başarıya zorlamak hükümetlerin eğitim politikalarının hedefinde sapmalar meydana getirir.
LGS ve YKS sınavlarında derslerin düşük net ortalama olarak kendini göstermesi bunu en basit örneğidir.
Hal böyle olunca hedeflenen istendik sonuçlar elde etmek zorlaşır.
Gelişen ve değişen dünya düzenin de eğitim konusunda denklemin aktörü olmak ve sınıfta kalmamak için niceliksel üstünlükler elbette ki, önemli ama niteliksel üstünlük daha kıymetlidir.
İşsizliğin yüksek seviyede olduğu gelişmekte olan ülkelerde ve 3. Dünya ülkelerinde 12 yıllık kesintisiz eğitimde ısrarcı olmak eğitime katkı sunmadığı gibi ara eleman yetiştirmede de negatif etki yapacaktır.
12 yıllık kesintisiz eğitim kaynaklı olarak tüm meslek grupları ara eleman yetiştirememe konusunda feryad ediyorlar.
İstenmeyen çaba ile istendik davranışlar elde etmek tutarsızlık arz eden bir bakış açısıdır.
Eğitim yöneticileri LGS ve YKS’de düşük net ortalama merkezli büyük sorunlar yaşıyorlar.
5. sınıftan itibaren akademik başarı elde etmek isteyen çocukların okullara devam etmesi; hükümetleri, aileleri ve eğitim çalışanlarını memnun edecek bir gelişme olacaktır.
Akademik başarı elde edemeyen çocuklar yeteneklerine göre yönlendirme yapılmaması kaynaklı gelecekte büyük bir işsizler ordusuna dahil olacaklardır. Vasıfsız birer birey olarak…
Sınıfta kalmanın zor olduğu bir sitemde başarı beklemek olanaksızdır.
Aslolan; sınıfı geçmek kolay olmamalı, çalışanın hak ettiği bir başarı seviyesi olmalı..!
Aksi halde gelecek zaman dilimlerinde bizleri zor bir süreç bekliyor olacak…
İşte o vakit; ‘’tehlike geliyor’’ demeyeceğiz, ‘’tehlike geldi’’ diyeceğiz.
Kaçırılan trene yetişmenin ne kadar zor olduğu misali…
Ara eleman bulma,
İşsizlik ile mücadele,
Eğitim politikaları,
Sosyal politiklar,
…
Gibi konularda bugünden önlem alınmazsa gelecekte büyük sorunların kapı da olmasını tahmin etmek zor bir okuma olmasa gerek…